Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1177 E. 2023/1619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1177
Karar No
2023/1619
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/699 E., 2022/1839 K. ... ... KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/149 E., 2021/390 K. Taraflar arasındaki 01.10.2008-11.09.2014 tarihleri arasında normal kodla bildilen çalışmaların risklere maruziyet şartı aranmaksızın fiili hizmet süresi zammı kapsamında bildirilmesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait yer altı maden işletmesinde sendikalı yer altı maden işçisi olarak 01.10.2008 öncesinden bu yana çalışmakta olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesini takiben davalı işverenlik tarafından yer altı işçisi olan üyenin hizmet süresi içinde yıllık ücretli izin sıhhi izin hafta tatili UBGT tatili, eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinin yer üstünden gösterildiğini, bu konuda Kuruma yapılan başvuru üzerine kurumun 01.03.2019 günlü cevabi yazısında, 2008 Ekim ayından önce yer altı maden işyerlerinde çalışan ve bu çalışmaları devam eden sigortalıların fiili hizmet zammına ilişkin bildirimlerinin 4, 5, ve 6 nolu belge türü ile değiştirilmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, bu sigortalıların işin riskine maruz kalmadıkları UBGT, yıllık izin, ücretsiz izin, ücretli izin, sıhhi izin ve eğitim kurs sürelerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın 4, 5, ve 6 belge türü ile yapılan bildirimlerin 30 gün olarak değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı Kurumun 20.09.2008 tarihli resmi gazetede yayınlanan fiili hizmet süresi zammı uygulamasının yönetmeliğinin 9/8 maddesinde 11.09.2014'den itibaren fiili hizmet süre zammından yararlanacakların dönem içinde kalan yıllık izin, ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili UBGT ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiili çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartının aranmayacağının belirtildiğini, davacının 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce yer altı maden işçisi olarak çalıştığını 2008-2014 arasında geçen ve iş riskine kalmadıkları UBGT günleri, yıllık izin, ücretsiz izin, ücretli izin, sıhhi izin ve eğitim kurs sürelerinde de yer altı üzerinden bildirim yapılması gerektiğini, ancak işverenlikçe bu hususun resen düzeltilemediğini belirterek, davacının 01.10.2008-11.09.2014 tarihleri arasında hizmet cetvelindeki çalışmalarında yer üstü olarak gösterilen günlerinin de yer altı olarak gösterilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili, davacının işyerinde maden işçisi olarak çalıştığını, çalışmaların tamamının yasaya uygun olarak kuruma bildirildiğini, yer altındaki çalışmalarının yer altı işçisi yer üstündeki çalışmalarının ise yer üstü işçisi olarak bildirildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı SGK vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili yerel Mahkeme kararının usul ve Kanun'a aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi ile 6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihleri arasında 40 ıncı maddesindeki fiili hizmet zammından davacının yararlanabilmesi için hem yasada belirtilen işlerde fiilen çalışmaları, hem de söz konusu işlerin risklerine maruz kalmaları şartlarının aranmıştır. Öte yandan, davacının talep ettiği uyuşmazlık konusu dönem yönünden fiilen çalışmadığı ve yer altı çalışması risklerine maruz kalmadığı, bu nedenlerle ulusal bayram günleri, genel tatil günleri, ücretli mazeret izni, sendikal ve yıllık ücretli izin kullandığı dönemlerde fiili hizmet zammından yararlanması yani bu sürelerin yer altı süresi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla talep edelen dönemler yönünden fiilen çalışma söz konusu olmadığından mahkemece verilen karar yerinde olmuştur. Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 11.09.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde bulunan tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmayacağına dair düzenlemenin, 01.10.2008 tarihi öncesinde de bu kapsamda çalışan sigortalılara, 01.10.2008 tarihi itibariyle uygulanıp uygulanamayacağı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 2. 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi, "Fiilî hizmet süresi zammı Madde 40- (Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.) Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz. Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi zammı uygulanır." Tablonun 10 numaralı bendi ise, "10) Yeraltı işleri " nde "Maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışanlar" ın çalıştığı her yıl için "180" gün fiili hizmet süresi zammı verileceğini düzenler. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Eldeki davada, dava konusu yıllık izin vs fiilen çalışılmayan süreler için risklere maruziyet şartı aranmaksızın fiili hizmet süresi zammının ancak düzenlemenin yürürlük tarihi sonrası çalışmalar için söz konusu olabileceğinden, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1177, K. 2023/1619, T. 23.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1177-e-2023-1619-k-02963f86c19f