Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11641 E. 2023/12331 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11641
Karar No
2023/12331
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/913 E., 2023/1322 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2019/230 E., 2022/13 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 01.10.1991-25.11.1997 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını, bir süre işe ara vererek tekrar 01.10.1998-14.05.2000 tarihleri arasında davalı işletmede çalıştığını, defalarca giriş çıkış yapılarak bazı dönem primlerinin hiç ödenmediğini belirterek müvekkilinin davalı işveren nezdinde 01.10.1991-25.11.1997 ve 01.10.1998-14.05.2000 tarihleri arası Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili, açılan dava ile ilgili olarak hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmalarının çalıştığı gün kadarıyla Kuruma bildiriminin yapıldığı, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Mahkemece dinlenmiş olan, değişik tarihlerle olsa da aynı işyerinde çalışmış olan dönem bordro tanıklarınca davacının sürekli ve kesintisiz olarak işyerinin bakım için kapalı olduğu dönem dahil çalıştığının belirtilmesi karşısında 01.10.1991- 25.11.1997 tarihleri arasındaki dönemde her ay 30 gün olarak davalı iş yerinde çalıştığı, talep edilen 01.10.1998-14.05.2000 tarihleri arasındaki ikinci dönem için davalı tarafça 11-12/1998, 1-12/1999 ve 1-2-3-4-5/2000 aylarına ilişkin puantaj cetvelleri ile 3-4-5-6-7-8-9-10-11-12/1999 ayları ve 1-2-3-4.5/2000 aylarına ilişkin davacının imzasını taşıyan ücret bordrolarının dosyada yer aldığı, davacı tarafça imza itirazında bulunulmadığı, bordro ve ücret pusulalarında yer alan prim gün sayılarının davalının Kuruma bildirimleriyle uyum gösterdiği, 01.10.1998-14.05.2000 ikinci dönemde somut belgeler çerçevesinde kesintisiz çalışma ispatlanamadığı için eksik bildirilen hizmet süresi tespitinin mümkün bulunmadığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, 2801013271611 sigorta sicil numarasında kayıtlı davacı ...'ın davalı ... işyerinde 01.10.1991- 25.11.1997 tarihleri arasındaki dönemde her ay 30 gün olarak şekilde mülga 506, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, davalı işveren tarafından Kuruma bildirilen günlerin dışlanmasına, davacının 01.10.1998-14.05.2000 tarihleri arasındaki döneme ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile istinaf kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda bariz bir çelişki bulunması ve her iki rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının puantaj usulü çalışması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen hizmet süresi bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, tanıklar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kaldırılan karardan sonra yapılan yargılama ile kaldırma kararında belirtilen hususlara ilişkin olarak denetime elverişli olacak şekilde yargılama yapılmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından tespit edilip edilmediğinin yöntemince araştırılmadığını, hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Kurum belgelerine eşdeğer belgelerle davanın ispatı gerektiğini tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini bu davaların kamu düzenine ilişkin olmaları sebebiyle mahkemenin savunmayı resen genişletmesi gerektiğini haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı şirket vekilinin ve fer'i müdahil SGK vekilinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.10.1991-25.11.1997 ve 01.10.1998-14.05.2000 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11641, K. 2023/12331, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11641-e-2023-12331-k-93ae6b6014a8