Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11538 E. 2023/11962 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11538
- Karar No
- 2023/11962
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3130 E., 2023/970 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/86 E., 2022/786 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile dava dışı eski eşi ...'ın Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.03.2013 tarih, 2012/350 esas ve 2013/91 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, işbu ilamın 29.05.2013 tarihinde kesinleştiğini, müvekkile yaşadığı bu boşanma dolayısıyla 5434 sayılı kanunun 5510 sayılı Kanun'la mülga 75 inci maddesi uyarınca 01.06.2016 tarihinde yetim aylığı bağlandığını, ilgili kanun hükmü uyarınca hukuka uygun şekilde bağlanan işbu aylık daha sonra davalı kurumca, davacı müvekkilin boşandığı eski eşi ile birlikte yaşadığı iddiası ile iptal edildiğini ve 01.06.2013 ile 31.05.2016 tarihleri arasında yersiz ödendiği iddia edilen 14.818,96 TL’nin iadesi ... Muhasebe Birimi tarafından istenildiğini, devamında da davacı müvekkil aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün 2016/6414 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı Kurumca yapılan işbu işlemlerin temelini davacı müvekkil ile dava dışı eski eşi arasında yaşanılan boşanmanın fiilen yaşanmadığı iddiasının oluşturmakta olduğunu, ancak davacı müvekkil hukuken de fiilen de boşanmış ve dava dışı eski eşinden ayrı olarak yaşamakta olduğunu, davalı Kurumun aylığın iptaline konu tespitinin dayanağı, kendi iç denetimine tabii bir şekilde tek taraflı olarak düzenlenen tahkikat raporu olduğunu, davacı müvekkilin dava dışı eski eşinden uğramış olduğu şiddete ilişkin dava dışı eski eşi, Düziçi Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/133 Esas ve 2011/460 Karar sayılı ilamı uyarınca mahkum edildiğini ve yine davacı müvekkilin boşanma davası açıldıktan sonra dava dışı eski eşinin hakaret eyleminden dolayı şikayetçi olduğunu, Düziçi Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/92 esas sayılı dosyası ile de yargılamasının yapıldığını, davacı müvekkil dava dışı eski eşi ile yaşamış olduğu bu hakaret ve şiddet eylemleri nedeniyle boşandığını ve bu sürecin ceza davaları ile birlikte de devam ettiğini, bu kadar kapsamlı ve davalı olayların yaşandığı bir boşanma sürecinin gerçeği yansıtmadığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına uymamakta olduğu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, davacı müvekkilin almış olduğu aylığının iptaline ilişkin davalı kurum işleminin iptali ile; davacı müvekkilin hukuka uygun bir şekilde hak etmiş olduğu aylığının yeniden bağlanmasına, hukuka aykırı bir şekilde iptal edilen aylık kapsamında aylığın yeniden bağlanması sürecine kadar ödemesi yapılmayan aylıkların, davalı kuruma başvuru tarihi olan 05.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davalı tarafça davacı müvekkile ödenmesine, yersiz ödendiği iddiası ile davacı müvekkilden talep edilen 14.818,96 TL’lik asıl alacak ve işleyen faizler yönünden davacı müvekkilin borcunun bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı hakkında Alo 170 ihbar hattına intikal eden 13.11.2013 tarih ve 1183881 başvuru numaralı ihbarda davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı ve babasından maaş almaya devam ettiğinin belirtildiğini, araştırma sonucunda konu ile ilgili 04.04.2016 tarih ve 2016-AG-38 sayılı raporun düzenlendiğini, bu raporda davacı ile boşandığı eşinin 29.03.2016 tarihine kadar birlikte yaşadıklarının tespit edildiğinin belirtildiğini, bu nedenlerle 5510 sayılı Kanun'un 56. ve 96 ıncı maddeleri gereğince yetim maaşının kesildiğini ve yersiz ödendiği tespit edilen 14.818,96 TL'nin tahsili yoluna gidildiğini, bu işlemin Kurum işlemi mevzuatına uygun olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "daha önce ifadesine başvurulan ... ve ... yeniden dinlendiği ve bu tanıkların davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamadığı noktasında beyanda bulundukları, kaldı ki bu kişilerin SGK denetmenlerine verdiği beyanlarının incelenmesinde de ...'nun "... inşaat işlerinde çalıştığı zaman zaman köye gelip gitti muhtarlık seçimleri dolayısı ile aralarının bozuk olduğu bu nedenle iç durumlarını tam olarak bilmediği" şeklinde beyanda bulunduğu ve mahkememizde verdiği beyanında da tarafların fiilen birlikte yaşamadıkları şeklinde beyanda bulunduğu, yine bam kaldırma kararında ifadesine başvurulmadığı belirtilen Neca Duzcu isimli kişinin aslında ... olduğu ve mahkememizce dinlendiği, tanığın SGK denetmenlerine tarafların birlikte yaşadıklarına dair bir beyan vermediğini söylediği, kaldı ki SGK denetmenleri tarafından alınan ifadesinde boşanmadan ve zaman aralığından bahsedilmeksizin genel olarak ifadesinin alındığı bu nedenle mahkememizce bu kişinin mahkeme huzurunda verdiği ifadesine itibar edildiği, yine taraflar arasındaki ceza dosyalarının dosyamız arasına alındığı, kaldırma kararında belirtildiği üzere taraflar arasında ceza davası bulunması işbu davanın konusundan bağımsız ise de söz konusu davada alınan beyanlarda da tarafların boşanmış odlukları şeklindeki beyanların kayıtlara geçtiği, ve tarafların çekişmeli olarak boşandıkları, tarafların yerleşim yerine ilişkin kayıtların dosyamız arasına alındığı, Miktad'ın belirtilen adresinde tarih belirtilmeksizin bir dönem oturduğu şeklinde tutanağın tutulduğu, kaldırma kararı sonrasında fiili birliktelik konusunda mahkememizce yeniden araştırma yapıldığı ve tarafların boşandıktan sonra fiilen bir araya gelmediklerine dair zabıta araştırmasının dosya arasına alındığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı yanca boşandıktan sonra boşandığı eşi ile birlikte fiili olarak birlikte yaşamadığı ispatlandığı kanaatine varıldığından" gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, 1-Davalı ... Kurumunun; davacının aylığının kesilmesine ve adına 01.06.2013 - 31.05.2016 dönemlerine ilişkin muvazaalı boşanma bedeli olarak borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, 2-Davalı Kurum tarafından davacıya yönelik olarak 01.06.2013 - 31.05.2016 dönemlerine ilişkin muvazaalı boşanma bedeli olarak tahakkuk ettirilen ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6414 E. sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu 14.818,96 TL borçtan davacının sorumlu olmadığının, davacının aylığının kesildiği tarih itibariyle davacıya bağlanması gerektiğinin ve işbu kesilen aylığa, davacının talebi ile bağlı kalınarak davacının kuruma başvuru yaptığı 05.06.2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, yerel mahkemede görülen dosyada davacı ile boşandığı eşinin nüfus kayıtlarındaki ikamet adresi 2007 tarihinde 2016 tarihine kadar aynı adres olduğunu, davacının boşandığı eşi 16.09.2016 tarihinde adres değişikliği yaptığını, bu tarihe kadar davacı ile aynı adreste olduğu nüfus kayıtları ile sabit olduğunu, taraflar 2013 yılında boşandıkları halde 16.09.2016 tarihine kadar aynı adreste yaşamaya devam ettiklerini, taraflar ... Denetmenleri rapor için inceleme yaparken ve rapor tanzim edildiğinde bile aynı evde yaşadıklarını, dosyada dinlenen tanıklar ... denetmenleri tarafından da dinlenmiş ve dava dosyasındaki beyanlarının tam tersi beyanda bulunduklarını, tanıkların iki ifadesi birbiri ile çelişmekte iken ve nüfus kayıtları aynı adreste yaşadıklarını göstermekte iken bilirkişinin fiilen birlikte yaşamadıkları yönündeki yerel mahkeme kararını kabul etmenin mümkün olmadığını, bu nedenlerle; istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile usul ve kanun'a aykırı ... İş Mahkemesi'nin 09.11.2022 tarih ve 2021/186 Esas, 2022/786 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Düziçi Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 21.03.2013 tarih, 2012/350 E. ve 2013/91 K. sayılı ilamıyla ...'ın, ceza dosyalarıyla da sabit olduğu üzere yaralama ve hakaret eylemlerinde bulunması nedeniyle davacı ile ...'ın çekişmeli boşanma davası sonucunda nafaka ve manevi tazminata da hükmedilmek suretiyle boşandıkları, iş bu davanın 10.09.2012 tarihinde açıldığı ve verilen boşanma kararının ise 29.05.2013 tarihinde taraflarca temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır. 10.03.2021 tarihinde kollukça, komşulardan sorulmak suretiyle yapılan çevre araştırmasında, davacının boşandıktan sonra eski eşiyle birlikte aynı evde yaşamadığı ve eski eş ...'ın müşterek çocuklarını görmek için davacının evine geldiğinde de davacının akrabalarının evine gittiği belirtilmiştir. ...'ın, davacıyla boşanmasına rağmen yaklaşık 3,5 yıl süreyle yeni bir adres beyanında bulunmamış olup 16.09.2016 tarihinde Nüfus Müdürlüğüne farklı bir adres beyanında bulunmuştur. Seçmen bilgisi kayıtlarına göre, ... boşanma tarihinden sonra davacıyla adresinin aynı olduğu tarihlerde oy kullanmamış, boşanma tarihinden sonraki ilk oyunu 24.06.2018 tarihinde farklı bir adreste kullanmıştır. Kaldırma kararından sonra yeniden dinlenen tanıklar ve kamu tanıkları, davacının boşandıktan sonra eski eşiyle birlikte yaşamadığını beyan etmişlerdir. ... 1. İcra Dairesinin 2015/4590 Esas sayılı icra dosyasında 3 bin manevi tazminat, 6.600 TL birikmiş nafaka ve her ay 200 TL nafaka talep edilmiş olup eski eş tarafından, ay ay ödemeler yapılmıştır. Toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının boşandıktan sonra eski eşiyle birlikte fiilen birlikte yaşamadığı anlaşılmış olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Davalı tarafın bu yöndeki istinaf nedenine itibar edilmemiştir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca aylığın kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi, icra dosyasıyla talep edilen 14.818,96TL asıl alacak ve faizler yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır. "Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, ..........itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..." 3. Değerlendirme Eldeki dava, kurumca boşandığı eşiyle fiilen beraber yaşadığı gerekçesiyle yetim aylığının kesildiğini beyanla kurum işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davalı kurum denetmeni tarafından düzenlenen tutanaktaki imzalı beyanında ... ve ...'nun davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığını beyan etmesine rağmen, mahkemede tutanak içeriğinin aksine yönelik beyanlarına itibar edilmesi isabetsiz bulunmuştur. 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 nci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tespit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece Kurum denetim tutanağının aksinin ispat edilinceye kadar geçerli olduğu, aksinin eş değer belgelerle ispatı gerektiği gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.