Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11507 E. 2024/87 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11507
- Karar No
- 2024/87
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti İstemi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/604 E., 2023/1888 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/990 E., 2020/428 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirketin Ödemiş İlçesi Yolüstü Köy'ünde bulunan fabrikasında 21.07.2007 tarihinde üretim bölümünde üretim işçisi adı altında işe başladığını, bu çalışmasının 28.02.2013 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz devam ettiğini, müvekkilinin 21.07.2007 - 28.02.2013 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz çalışmasına rağmen değişik zamanlarda işten girdi-çıktı yapıldığını, ay içerisinde her gün çalışmasına rağmen sigorta primlerinin düşük yatırmak için bazı ayların eksik gösterildiğini, müvekkilinin 21.07.2007 - 28.02.2013 tarihleri arasında aralıksız, kesintisiz ve sürekli olarak davalı nezdinde işçi sıfatıyla çalıştığının tespiti ile davalı tarafın Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerini tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 21.07.2007 tarihinde mevsimlik işçi statüsünde ve çağrı üzerine çalışma şeklinde işe başlayıp mevsim gereği yapılan çağrı ile çalışma bittiğinde iş akdinin askıya alınarak çeşitli fasılalarla 28.02.2013 tarihine kadar çalıştığını, davacının iddialarının gerçeklerle bağdaşmadığını, davacı mevsimlik işçi olduğundan davacı ile müvekkili arasındaki hizmet ilişkisinin yalnız sezonlardaki çalışmasından ibaret olduğunu, her sezonun sonunda davacının iş akdinin de müvekkili şirkette çalışmakta olan 700-800 civarındaki mevsimlik işçiler gibi askıya alındığını, hizmet tespiti davalarında ispat külfetinin davacıda olduğunu, davanın yazılı belge ile hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde net olarak ispatlanması gerektiğini, delilleri arasında mevcut olan davcıya ait işe giriş-işten ayrılış bildirgeleri ile davacı işçinin aylar bazında tek tek müvekkili şirkete hizmet vermiş olduğu günleri gösteren puantaj kayıtları ve herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmış olan ücret bordroları ile iş sözleşmelerinin ve duyuru metinlerini iddialarını desteklediğini ve ispatladığını, davacının hesap hareketlerinin ilgili bankadan getirtildikten sonra davacı yana müvekkilince yapılan ödemelerin tarihlerinin ve tutarlarının da birebir ücret bordrolarında yer alan hizmet süreleri ve davacının SGK tarafından sunulacak hizmet döküm cetvelinde yer alan hizmet süreleri ile örtüşeceğini, Yargıtay'ın hizmet tespit davalarında ispat bakımından işe giriş-işten ayrılış bildirgeleri, ücret bordroları, puantaj kayıtları gibi belgelerin birbiri ile çelişmemesini ve uyum içerisinde olmasını kıstas kabul ettiğini, davacının özlük dosyasındaki bu belgeler ile davacının iddialarının gerçeklerden uzak olduğunu gösterdiğini, davacının işten ayrıldıktan yaklaşık 5 sene sonra hem hizmet tespit ve hem de işçilik alacaklarına ilişkin dava açmasının taleplerinde iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, müvekkili işyerinde sezon döneminde 700-800'e varan sayıda mevsimlik işçi çalıştığını, bunların bir kısmının sezonun tamamında düzenli olarak bir kısmının ise sadece ihtiyaç olduğunda çağrı üzerine part-time çalıştığını, davacının da sezonun her günü çalışmayan, ihtiyaç oldukça çalışanlardan biri olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkra gereği davalı yanında fer'i müdahil olarak davaya atılmayı talep ettiklerini, dava dilekçesinin tebliği üzerine davalıların kurum kayıtlarının tetkikinde davacının iddia ettiği tarihler arasında davalıların yanında sigortalı olarak çalıştığının kabul ve tespitinin imkan dahilinde olmadığını, sigorta primine esas kazançların eksik bildirildiği iddiasının yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde bu düzenlemenin yer aldığını, davacının sigortalı çalışmasının müvekkil Kuruma bildirilmediği iddiası bakımından müvekkil kurumun bir kusuru bulunmadığını ve bir nizaya sebebiyet vermediğini, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile .... TC kimlik numaralı,....sigorta sicil numarasında kayıtlı davacı ...'nin Kurumda ..... sicil sayılı dosyadaki işlem gören davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. isimli iş yerinde hizmet sözleşmesine istinaden asgari ücretle 21.07.2007 - 28.02.2013 tarihleri arasında toplam 1030 gün fasılalı olarak çalıştığı, bu çalışmanın 21.07.2007 - 30.11.2007 tarihleri arasındaki 115 günlük çalışmasının 113 gününün bildirildiği, 2 gününün SGK'ya bildirilmediği, 07.05.2012 - 28.02.2013 tarihleri arasındaki 247 günlük çalışmasının 243 gününün bildirildiği, 4 gününün SGK'ya bildirilmediği, Kuruma bildirilmeyen bu sürelerin davacının sigortalı çalışmasından sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı hakkında tüm yıla yayılacak şekilde girdi-çıktı yapıldığını, bu da çalışmanın mevsimlik olmadığını gösterdiğini, davacının imzası bulunan bir kısım belgelerin davalı tarafından davacıya açıklama yapılmadan ve başka gerekçelerle imzalatıldığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...2013/2. ay hariç tüm ücret bordrolarında davacının imzasının bulunması, yine; işe giriş bildirgeleri ve hizmet sözleşmelerinin de davacı tarafından imzalanmış olması, anılan imzalı belgeler ile 2013/2. ay hariç fer'i müdahil Kuruma bildirilen çalışma sürelerinin uyumlu olması, davacı tarafça söz konusu imzalı belgelerin aksinin aynı güçte delille ispat edilememiş olması, öte yandan; her ne kadar davacı vekilince, davacının imzası bulunan bir kısım belgelerin davalı tarafından davacıya açıklama yapılmadan ve başka gerekçelerle imzalatıldığı iddia edilmişse de; kim tarafından, ne zaman, ne şekilde davacının iradesinin fesada uğratıldığına ilişkin açık bir iddia ortaya konulmadığı gibi tanık beyanlarında da bu yönde bir anlatımının bulunmaması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.