Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1137 E. 2023/1315 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1137
- Karar No
- 2023/1315
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/165 E., 2022/152 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.03.2016 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan ) 21.Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 29.06.1986 tarihinde 1 gün süre ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının ve işe başlangıç tarihinin aynı tarih olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, bu tür davalar için araştırma yöntemlerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli ve 2016/155 Esas, 2017/96 Karar sayılı kararıyla; İşe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına intikal ettirildiği ve sahteliğinin iddia edilmediği, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacının kimlik bilgileriyle aynı olduğu, işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına intikal ettirilmesinin işyerinde en az 1 gün çalışmaya karine teşkil ettiği, dinlenen davacı tanıklarının da davacının dava dışı işyerinde çalışma olgusunu teyit ettiği, davanın 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesinde belirtilen belgeye dayalı olarak açılmış bulunduğu da dikkate alınarak davacının hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığı ispatlanmış olup, davacının 17.06.1986 tarihinde hizmet akdine tabi olarak 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/G bendi uyarınca 18 yaşını doldurduğu 20.10.1987 tarihinin 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi uyarınca sigorta hizmet başlangıç tarihi olacağından, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 20.10.1987 tarihi olduğunun tespitine ilişkin mahkememize yeterli kanaat gelerek davacının davasının kabulüne; davacı ...'ın ... sicil numaralı iş yerinde 29.06.1986 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 20.10.1987 tarihi olduğunun ve 29.06.1986 tarihindeki bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/1709 E., 2017/1965 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince konu ile ilgili tüm deliller değerlendirilerek yargılama yapılmış, tanıklar dinlenmiş, elde edilen tüm belgeler birlikte değerlendirilerek davacının işe giriş bildirgesine istinaden 29.06.1986 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verildiği, bu karara ilişkin gerekçenin dosya kapsamı ile uygun olduğu, değerlendirmenin Dairemizce de yerinde görüldüğü, yine davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği, 20.10.1987 tarihi olduğuna ilişkin kararın da yerinde olduğu, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” gerekçeleriyle “ ... 2.İş Mahkemesinin 14.03.2017 Tarih, 2016/155 Esas, 2017/96 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan ) 21.Hukuk Dairesinin 12.04.2018 tarihli 2018/224 Esas, 2018/3777 Karar sayılı ilamı ile; " Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 20.10.1969 doğumlu davacının, bildirgedeki işe giriş tarihi olan 17.06.1986 tarihinde 17 yaşında olduğu, (davacının talebi 29.06.1986 tarihi) işe giriş bildirgesinin, 44003.14856.1101 işyeri sicil nolu ... Kollektif Şirketine ait ... Küçük Sanayi Sitesi İnşaatı işyerinden 29.06.1986 tarih ve 47934 varide sayısı ile Kuruma verildiği, Kurum kayıtlarına intikal eden işe giriş bildirgesindeki doğum tarihine ilişkin yanlışlığın kurum çalışanı ...tarafından nüfus ve tescil taraması yapılarak düzeltildiği, işyerinin 01.10.1984 - 30.06.1992 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1986/2. dönem bordrosu verildiği, bordro tanıkları ..., ..., ...’in davacının çalıştığını hatırlamadıklarını ifade ettikleri, davacının hizmet cetvelinde 1988/2. dönemde 4/a çalışmasının başladığı, davacının 1998-2000 tarihleri arasında askerlik yaptığı, eylemli çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş; fotokopisi bulunan işe giriş bildirgesinin aslını Kurumdan getirterek, imzanın davacıya ait olup olmadığını bilirkişi marifetiyle tespit etmek, sigorta sicil numarasının hangi yılın ve ilin serilerinden olduğunu Kurumdan sormak, çalışmaya dair bilgisi olan yeter sayıda başka bordro tanığı dinlemek, davacı tanığının sigorta kayıtlarını getirtmek ve ifadesinin içeriğini sorgulamak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. " hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına intikal ettirildiği ve sahteliğinin iddia edilmediği, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacının kimlik bilgileriyle aynı olduğu, işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına intikal ettirilmesinin işyerinde en az 1 gün çalışmaya karine teşkil ettiği, dinlenen davacı tanıklarının da davacının dava dışı işyerinde çalışma olgusunu teyit ettiği, davanın 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesinde belirtilen belgeye dayalı olarak açılmış bulunduğu da dikkate alınarak davacının hizmet akdine tabi olarak fiilen çalıştığı ispatlanmış olup, davacının 17.06.1986 tarihinde hizmet akdine tabi olarak 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/G bendi uyarınca 18 yaşını doldurduğu 20.10.1987 tarihinin 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi uyarınca sigorta hizmet başlangıç tarihi olacağından, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 20.10.1987 tarihi olduğunun tespitine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili tarafından; davanın ispatlanamadığını, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının dava dışı... Ltd. Şti.'de işe başladığı 29.06.1986 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi, aynı Kanun'un 79/10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...