Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11259 E. 2023/12426 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11259
- Karar No
- 2023/12426
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/153 E., 2023/1187 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/63 E., 2021/421 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muris babası ... ’ın Ocak 2011’de davalı şirkette işe başladığını, çalışırken vefat ettiğini, davalı şirket tarafından sigortasının yapılmadığını ileri sürerek, murisin Ocak 2011 – 05.09.2015 tarihleri arasında davalı şirket nezdindeki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu, tanık anlatımları, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 1-Davanın kısmen kabulü ile 2-Davacının murisi ... ’ın davalı işverenliğe ait ... sicil sayılı iş yerinde Kuruma bildirilen süreler dışında 03.02.2011-09.06.2015 ve 11.06.2015-05.09.2015 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Şirket Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; davacı tanıklarının komşu işveren olmadıkları gibi komşu işveren yanında çalışanlar da olmadığını, sigortalılık tespiti davalarının Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına uygun araştırılmasını, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Fer'i Müdahil SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların toplam prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen bu kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelere göre müteveffa ...'ın 19.07.1975-07.09.1975 arası 48 gün farklı bir işyerinden 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı bildiriminin bulunduğu, davalı şirkete ait 1176506 numaralı medikal malzemeler satış işyerinin 10.10.2009 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davacının yaptığı ihbar üzerine Kurum müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 28.09.2016 tarih 27 sayılı raporda; müteveffanın 10.06.2015 tarihinde işe giriş bildirgesi verilmesi gerektiğinin tespit edildiği, bu tarihte işten ayrıldığına dair bildirge verilip verilmediğinin de kontrol edilerek verilmemişse işverenden istenmesi gerektiğinin belirtildiği, davacının verdiği ifadede; babasının 2011 Ocak ayından 22.08.2015 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, bu tarihte hastalandığı için kaldırıldığı GATA Hastanesinde 04.09.2015 tarihinde vefat ettiğini belirttiği, yedinde bulunan üç adet tamir belgesini ibraz ettiği ancak 10.06.2015 tarihli belgede işveren kaşesi ve ... ad ve imzasının bulunduğu, diğer belgelerde işveren kaşe ve imzası bulunmadığı, dosyaya eklenen ve müteveffanın ismini içermeyen diğer formların ise teknik servis formu olduğu ve şirket kaşesi ve ... imzasını içerdiği, ayrıca müşteri ismi ve teslim alan personel isimlerinin de bulunduğu, aynı raporda teslim alan personel olarak isimleri bulunan ..., ... ve ...'in de imzalarının bulunduğu teknik servis formunun tarihi itibariyle işe girişlerinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, rapor ekindeki belgelerden ... imzasını içeren belgenin tamir tutanağı belgesi olduğu ve el yazısı ile hazırlandığı, diğer işçilerin imzasını içerir 17 adet teknik servis formunun ise matbu olduğu ve boş yerlerin doldurulmak suretiyle hazırlandığı, 10 Şubat 2008 tarihinde ilan edilerek tescil edilen şirketin kurucularının ... ve ... olduğu, şirketin değişik tarihlerde ihale ile farklı kurumlara tekerlekli sandalye sattığı, Mahkemece müteveffanın vergi mükellefiyetinin araştırıldığı, dava edilen dönem vergi mükellefi olmadığı, dinlenen bordro tanıklarının çalışmayı doğruladıkları, ... ve ...'un zabıta marifetiyle de belirlenen tanıklar arasında olduğu, davacının babasının ismini içerir bir yaka kartı fotokopisi bulunduğu anlaşılmakla, davacı murisinin çalışmasının tespit edilmesinde isabetsizlik olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Şirket Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i Müdahil SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının muris babası ...'ın, davalı şirkete ait işyerinde Ocak 2011 – 05.09.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri 2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3.Değerlendirme 1-İnceleme konusu eldeki davada, davacı muris babasının Ocak 2011 – 05.09.2015 tarihleri arasında davalı şirket işyerinde çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen karar verilmiştir. 2-Somut olayda, Mahkemece, denetmen raporu, teknik servis arıza bildirim formları, teslim belgeleri ve tanık beyanları esas alınarak 30.09.2013 – 05.09.2015 tarihleri arası hizmet verilmesi yerinde ise de, kabule karar verilen 03.02.2011 – 30.09.2013 tarihleri arasındaki dönem yönünden dinlenen tanıkların anılan dönemde çalışmaları bulunmadığından, hüküm eksik incelemeye dayalıdır. 3-Yapılacak iş; 03.02.2011 – 30.09.2013 tarihleri arasındaki dönem bordroları getirtilmeli, kayıtlı bulunan tarafsız bordro tanıklarının murisin çalışma şekli, niteliği ve süresine ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek yöntemince beyanları alınmalı, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiğ nazara alınıp araştırma genişletilerek, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.