Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11212 E. 2023/12390 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11212
- Karar No
- 2023/12390
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/319 E., 2023/1335 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/521 E., 2021/293 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren nezdinde 12.09.2007-15.03.2011 tarihleri arasında matematik öğretmeni olarak kesintisiz çalıştığını, ancak işverence çalışasının Eylül 2009-Eylül 2010 tarihleri arasındaki bölümünün kısmi çalışma yapılmışçasına 183 günlük kısmının kuruma eksik bildirildiğini, davacının hem Anadolu Lisesi hem Fen Lisesi 2. 3. ve 4. sınıflara haftada 36 saat ders verdiğini, okulda görev yapan diğer matematik öğretmeninin sorumlu müdür pozisyonuna atanması nedeniyle bu derslerinde davacı tarafından sürdürüldüğünü, 12 farklı şubeye haftanın hergünü ders verdiğini, işveren nezdinde kesintisiz olarak çalıştığının ... 8. İş Mahkemesi'nin 2011/363 Esas 2012/374 Karar sayılı dosyasında açılan işçilik alacağı davasında tespit edildiğini, kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiğini belirterek, davacının davalıya ait işyerinde Eylül 2009-Eylül 2010 tarihleri arasında kesintisiz ve tam zamanlı çalışması nedeniyle eksik bildirilen 183 günlük sigortalılığının tespitine karara verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesi ile zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Enerji Petrol ve Petrokimya İth. İhr. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davacının kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, belirtilen tarihlerde kısmi zamanlı olarak çalıştığını ve tüm çalışmalarının kuruma bildirilerek, primlerinin de ödendiğini, çalıştığı gün sayısı göz önüne alınarak, ödenen ücretlerin de çalıştığı gün sayısına göre değişkenlik gösterdiğini, bu durumun banka kayıtlarından da görüldüğünü, kendisinin tam zamanlı olarak değil, kısmi zamanlı olarak çalıştığını, primlerinin de bu doğrultuda gerçekleştirildiğini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının, Eylül 2009-Eylül 2010 tarihleri arasında tam zamanlı olarak kesintisiz çalışıp çalışmadığının tespitine ilişkin olduğu, tanık beyanları, kurum kayıtları, banka kayıtları, iş yeri kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 2009 Eylülde imzalanan sözleşme aylık ücretli olmayıp, ders saat ücretli olduğu, bu ders programına göre haftalık 26 ders saatinin aylık gün karşılığı da 26x4 =104/7,5 =13,8 yani yuvarlama ile 14 gün olup, 2009/9-2010/3 ay arası bu sayıya yakın bildirim yapıldığı, davacının ödenen ücretleri de imzalı bordrolarda tahakkuk gibi olup, davacın alacak davasında bu aylara ilişkin ücret almadığı iddiası da bulunmadığı, buna göre davacının imzalı bordrosu bulunan ve bu bordrolarda kuruma bildirilenden daha çok hizmetin kayıtlı olmadığı 2009 yılı 9, 10, 11 ,12 aylar ile 2010/1, 2, 3, 4, 9 aylar yönünden eksik hizmet bulunduğunun kanıtlanamadığı, imzalı ücret bordrosu bulunmayan 2010/5,6,7,8 aylar yönünden ise bankaya yapılan ödemeler ile (net ücret) spek tutarları uyumlu olmakla beraber tanık beyanları ile tam süreli çalışmanın ispat edildiği kanaatine varılarak,..." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1-a)Davacının 1042288 sicil sayılı davalı işyerinde Kuruma bildirilen süreler dışında 2010/5. ayında 24 gün, 2010/6. ayında 24 gün, 2010/7. ayında 29 gün ve 2010/8. ayında 30 gün olmak üzere toplam 107 gün daha hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine, b)Fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Feri Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili Kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... … A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının mevcut olmadığını, davacının anılan tarihlerde Kurum bünyesinde çalışmasının mevcut olup bu çalışmalarının Kuruma bildirildiğini ve primlerinin de yatırıldığını, davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreyi aşan çalışma iddiasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalı işyerinin dava edilen dönemde kanun kapsamında olduğu, mahkemece dinlenen bordro tanıklarının, davacının davalı iş yerinde çalışmasını doğrulamış olduğu, imzalı ücret bordrosu bulunan sürelerin dışlandığı, ders çizelgeleri ve tüm dosya kapsamından davacının hüküm altına alınan sürelerde çalıştığının sabit olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.