Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11202 E. 2023/11437 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11202
Karar No
2023/11437
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/477 E., 2023/1480 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi SAYISI : 2020/158 E., 2021/308 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esasdan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, müvekkili Kurumca davalı aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazları neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının boşandığı eşi ... ile fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti için yapılan araştırma ve inceleme raporu düzenlendiğini, raporda davalı ...'ın ... ile boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadığının belirlendiğini, bu yersiz ödemeyle ilgili olarak davalı borçluya Kurum zararını gidermesi için borç tablosu gönderildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, be sebeple yersiz ödemenin tahsili amacıyla davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı sebebiyle icra takibinin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının takip miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra - inkar tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkili ... ve eşi ... ile uzun yıllar evlilik birliğini devam ettirdiklerini ve ailevi problemler nedeniyle 2005 yılında Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/102 Esas ve 2005/105 Karar sayılı kararla gerçek iradeleri ile boşandıklarını, boşanma davasından sonra müvekkili ile eski eşinin hiç bir şekilde bir araya gelmediğini aynı evde de oturmadıklarını, ikametgah adreslerinin farklı olduğunu, sadece müşterek çocuklarının ihtiyaçları için hayatın olağan akışına uygun olarak bu ortak paydalarda zaman zaman mecburen bir araya geldiklerini, müvekkili ve eski eşinin yapmış oldukları boşanmanın herhangi bir kurumu kandırarak yersiz maaş almak amacıyla yapılmış bir boşanma işlemi olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalının Karabük İcra Müdürlüğünün 2019/2516 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı Kurum vekili, Mahkemece dava konusu alacak likit olmasına rağmen delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünü belirterek, icra inkar tazminatının reddi yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, boşanma davasından sonra müvekkili davalı ile eski eşinin hiç bir şekilde bir araya gelmediği gibi aynı evde de oturmadığını, bugüne kadar ki ikametgah kayıtları incelendiğinde tarafların ikametgahlarının farklı olduğu tarafların sadece müşterek çocukların ihtiyaçları için zaman zaman bir araya geldiklerini, müvekkili davalının eski eşinin annesi ile birlikte yaşadığını, davacının ve boşandığı eşinin abonelik kayıtlarının kendi üzerlerinde olduğunu, evleri çok yakın olduğu için aile hekiminin de aynı olmasının doğal olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum kontrol memurlarına ifade veren tanık beyanları, denetim raporu ve ekleri, davacı ile boşandığı eşinin MERNİS ve buna bağlı olarak seçim adresleri dikkate alındığında, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının sabit olduğu, zikredilen bu bilgi ve belgeler karşısında Kurum kontrol memurlarınca düzenlenen raporun aksinin ispatlanamadığı, icra dosyasına konu alacak likit olmayıp, işlemiş faiz hesabı dahi gerektirdiğinden icra-inkar tazminatı talebinin reddi kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle çıkartılan yersiz aylık ödemesinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takip miktarının %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56, 59 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme İnceleme konusu dosyada; davacı Kurum, davalının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle çıkartılan yersiz aylık ödemesinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takip miktarının %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne, icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Somut dosyada, davacı Kurum davalıya 01.11.2008-30.09.2018 döneminde yersiz aylık ödemesi yapıldığını tespit ettiği, Karabük İcra Müdürlüğünün 2019/2516 sayılı dosyasında 122.077.60 TL asıl alacak, 45.775.31 TL faiz, 6.833.00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.685.91 TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece takibe konu alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacı Kurum yersiz ödenen aylığın tahsili için icra takibi yapmış olduğundan, dolayısıyla alacak likit ve belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esasdan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11202, K. 2023/11437, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11202-e-2023-11437-k-4ecd04b175d3