Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11112 E. 2023/12537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11112
Karar No
2023/12537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/390 E., 2022/1004 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili ve davalı asil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı Kurum vekili 17.12.2008 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ...'in geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, sigortalıya 84.982,62TL peşin sermaye değerli gelir, 5.928,53 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 682,00 TL hastane masrafı sarf edildiğini, böylece toplam 91.593,15 TL Kurum zararı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde iş sağlığı ve iş güvenliği hükümleri uyarınca davalıların kusurlu olduğunu, belirtmiş ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.814,24 TL Kurum zararının gelir, onay, sarf ve ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili bu talebini 19.06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 61.532,42 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP 1.... Gemi ...A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde, kazalının müvekkili olan şirkette hiç çalışmadığını ve sigortasının kendi şirketleri üzerinden ödenmediğini, kaza esnasında taşınan eşyaların kendi şirketleri ile ilgisi olmadığını beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Diğer davalılar ..., ..., ... davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.11.2015 tarihli ve 2008/717 Esas E. 2015/525 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 61.532,42 TL Kurum alacağını bağlanan gelirler yönünden onay ödemeler yönünden tediye, harcalamalar yönünden sarf tarihlerinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalılardan ... Gemi İnş.A.Ş. (eski unvanı Yıldırım Gemi İnş.San.A.Ş.) vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 09.10.2019 tarihli ve 2019/3155 E. 2019/7221 K. sayılı bozma ilamında "..Mahkemece, söz konusu iş kazası nedeniyle, davalı asıl işveren ... Gemi İnş.San.A.Ş’nin sorumluluğu irdelenirken, olayın gerçekleştiği sırada asıl işveren sıfatının devam edip etmediği hususu araştırılmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...bozma ilamında değinilen hususlar göz önüne alınarak yargılama yapıldığı, tanıkların yeniden dinlendiği ve bilirkişi heyetinden rapor alındığı, öncelikle davalı ... Gemi şirkeri ile diğer davalılar ... ve ... arasında yapılan işin niteliği gereği asıl ve alt işverenlik ilişkisi bulunduğu kanaatine varıldığı, yapılan iş asıl işin bir parçası olan gemi bakım ve onarımı olup aralarında parça bütün ilişkisi ve uzmanlık gerektirme durumunun tespit edildiği, bu aşamadan sonra bozma ilamında vurgulandığı üzere alt işverene verilen işin tamamen bitirilip bitirilmediğinin belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde verilen işin bitmiş yani tamamlanmış olduğunun, kazanın yolcu ve yük nakliyesi sırasında davalı alt işverenlerin sorumluluğunda meydana geldiğinin, bu nakliye işinin yapım, idare, sevk ve organizasyon görevinde davalı ... Gemi şirketinin sorumluluğu olmadığının anlaşıldığı, bu sebeple davalı ... Gemi şirkeit yönünden açılan davanın reddi gerektiği; diğer davalılar olan Montek firması işverenliğini oluşturan davalı ... ve davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde %80 oranında, davalı ...'nün %10 oranında etki ve kusurunun olduğu..." gerekçesiyle, Davalı ... Gemi İnşaa Sanayi Anonim Şirketi yönünden açılan davanın reddine, Davalı ... ve ..., ... yönünden açılan davanın kabulüne 61.532,42 TL Kurum alacağının bağlanan gelirler yönünden onay tarihinden; ödemelerin, tediye ve masraflar yönünden sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı ... ve ... vekili, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Kurum vekili, kazalının kusursuz olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... ve ... vekili, olayda kusurlarının olmadığını ve davanın kendileri yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.506 sayılı Kanun'un 9, 10, 26 ncı maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11112, K. 2023/12537, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11112-e-2023-12537-k-60ddbcb78d49