Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10851 E. 2023/10803 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10851
Karar No
2023/10803
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/641 E., 2023/1622 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/396 E., 2021/378 K. Taraflar arasındaki 4/a kapsamında aylığa hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 4/a sigorta başlangıç tarihi 08.02.1988 olup bu güne dek kesintisiz bir şekilde primlerinin ödenmesi sebebiyle emekliliğe hak kazandığını, 02.08.2019 tarihli tahsis başvurusunun reddedildiğini, ret gerekçesinin son 7 yıllık fiili hizmet süresinin yarısından fazlasının 4/b kapsamında kalması olarak gösterildiğini, müvekkilinin 05.06.2003 tarihinde ortak olduğunu, şirket ortaklarının ortağı oldukları şirketlerden 4/a bildirimi yasağının 5510 sayılı Kanun ile getirildiğini, ancak müvekkilinin 01.10.2008 tarihinden önce başlayan bildirimlerinin kesintisiz olarak bu tarihten itibaren devam ettiğini, şirketten birden fazla 4/a sigortalısı çalıştırıldığını, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 53/1 inci maddesine göre de müvekkilinin ilk önce başlayan sigortalılık statüsüne itibar edilmesi gerektiğini belirterek, müvekkilinin emekliliğe hak kazandığının tespiti ile Kuruma başvuru tarihinden itibaren emekli maaşının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının ortağı olduğu şirkette geçen 4/a statülü çalışmalarının iptal edilerek 05.06.2003 tarihi itibariyle 4/a kapsamına alındığını, son çalışmalarının 1260 gününün 4/a statüsünde olmadığını, Kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını, davanın dava şartı yokluğundan da reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının Kuruma tahsis talebinde bulunduğu tarih itibariyle 50 yaşını tamamladığı, 08.02.1988 – 02.08.2019 tarihleri arasındaki hizmet süresinin 31 yıl 5 ay 26 gün olduğu, davacının ortağı olduğu limited şirkete ait farklı işyerlerinde 05.06.2003 – 18.07.2007 ve 19.07.2007 – 02.08.2019 tarihleri arasında 4/1-a statüsünde hizmetleri bulunduğu bu nedenle davacının 01.10.2008 tarihinden önce 4/1-a kapsamında sigortalı olduğu ve yasal şartları sağladığı anlaşıldığından davacının 02.08.2019 tarihi itibariyle 4/1-a statüsünden yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı belirtilerek davanın kabulüne, davacının Kuruma tahsis talebinde bulunduğu 02.08.2019 tarihini takip eden ay başı olan 01.09.2019 tarihi itibariyle emekli yaşlılık maaşınnı Kurum tarafından hesaplanarak bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, dava açılmadan önce kuruma başvuruda bulunulmadığını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ortağı olduğu şirkette 4/a statülü geçen çalışmalarının iptal edilerek 05.06.2023 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescilinin açıldığını ve 7 yıllık çalışma çoğunluğunun 4/b kapsamında kaldığından hizmet bildirilemeyeceğinin davacıya bildirildiğini, davacının 4/a statüsünde emekli olabilmesi için son 7 yıllık çalışma süresinin en az 1260 gününün 4/a sigortalısı olarak tamamlayıp yaş şartını yerine getirmesi gerektiğini, şirket ortaklarının kendi şirketlerinden 4/a bildirimlerinin yapılamayacağını, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, her türlü iddianın re'sen araştırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının sigorta başlangıç tarihine göre aylık koşulları 25 yıl sigortalılık 50 yaş ve 5375 prim gün olduğu, 4/a primlerinin iptal edildiği 05.06.2003 tarihine kadar bu statü ile emeklilik koşullarının oluşmadığı, şirket ortaklarının ortağı oldukları şirket ile aralarındaki ilişki hizmet ilişkisi değil vekalet ilişkisi olup, Kurumun şirket ortaklığının başladığı tarih itibariyle Bağ-Kur tescilini yaparak, şirketten yapılan bildirimleri iptal etmesi ve 4/b sigortalılığına aktarması yönündeki işleminin yerinde olduğu, davacının son 7 yıllık fiili hizmet süresinin 1260 gününün 4/b statüsünde geçmesi sebebiyle 4/a statüsü ile aylığa hak kazanamadığı,mahkemenin aksi yöndeki kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla,başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, 4/a kapsamındaki çalışmalarının geçerli sayılması gerektiği, dolayısıyla aylığa da hak kazandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 4/a kapsamında aylığa hak kazandığının ve Kuruma başvuru tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,1479 sayılı Kanun'un 24, 25, 5510 sayılı Kanun'un 4, 2829 sayılı Kanun'un 8 nci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10851, K. 2023/10803, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10851-e-2023-10803-k-163d63751dcc