Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1084 E. 2023/1539 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1084
Karar No
2023/1539
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/950 E., 2022/1886 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/403 E., 2021/44 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve Fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili ve Fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; Yargıtay'ca onanan emsal kararlarda TRT Kurumunca istisna akitli çalışma olarak gösterilen çalışmaların hizmet akitli olduğu yönünde kararlar verildiğini beyanla, davacının 30.10.1996-01.07.2002 tarihleri arasında geçen 2002 yılında hiç bildirilmeyen ve de 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarında eksik bildirilen hizmet akitli çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili; davacının çalışmalarının kesintili olduğundan yerleşik Yargıtay kararlarına göre davacının 5 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, Kurum Teşkilat Kanunu olan 2954 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinde istihdam şekillerinin açıkça belirtilmiş olduğunu ve İş Kanununa göre hizmet akdi ile işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının sigortalı hizmeti bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, aksinin ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlanabileceğini, inceleme ve araştırma yapılarak çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde hizmet tespitine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve Kanun hükümlerine aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 2.İstinaf kanun yoluna başvuran Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, kararın usul ve Kanun hükümlerine aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve Fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru sebepleri ile aynı doğrultuda kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru sebepleri ile aynı doğrultuda kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesi. 2. Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada Mahkeme kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosya kapsamında, istisna akdi bitiminden işe giriş bildirgesi arasındaki sürelerin ve 01.07.2002 den itibaren itibaren 1 yılan az imzalanan sözleşmelerin bitimi arasında geçen süreler arasında yapılan araştırma yetersizdir 2. Davacının çalıştığı işyerinin resmi kurum niteliğinde olup tüm işlem ve eylemlerinin resmi olarak yapılmasının esas olduğu, davacının sürekli çalıştığı iddiası karşısında, mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince davacının beyanı alınarak, davalı kamu kurumu işyeri olan buradaki şef, idare bölümündeki amirler tespit edilerek dinlenmek suretiyle, ara dönemlerde fiilen çalışıp çalışmadığı ayrıntılı sorulmalı; yaptığı programlar var ise araştırılmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilmeli, öte yandan varsa kapı giriş kayıtları celp edilerek bu kayıtlar da irdelenmelidir. Ayrıca davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1084, K. 2023/1539, T. 22.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1084-e-2023-1539-k-ada946d886ea