Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10789 E. 2023/11690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10789
Karar No
2023/11690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1930 E., 2023/1046 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/41 E., 2021/409 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen aksi Kurum işleminin iptali ile birikmiş aylıkların faiziyle beraber davacıya ödenmesi davasında verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bir kısım talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.1990 tarihinde ... Madencilik ve Tic. Ltd. Şti.de çalışmaya başladığını, ancak söz konusu şirketten müvekkilinin sigortalılık hizmetleri davalı Kuruma bildirilmediğinden, Mahkememizin 2013/449 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, anılan davaya ilişkin yargılama sonucunda, davanın kabulü ile müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin söz konusu şirkette çalışmaya başladığı 01.02.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verildiğini, bundan önce emeklilik talebiyle davalı Kuruma yaptıkları başvurunun reddedildiğini, mahkeme kararı kesinleştikten sonra tekrar emeklilik talebinde bulunduklarını ve talep üzerine müvekkiline emekli maaşı bağlandığını, davalı Kurumun ilk başvuruda emeklilik talebini kabul edip müvekkiline maaş bağlaması gerektiğini beyanla; müvekkillinin emeklilik başlangıç tarihinin 25.07.2013 olduğunun tespitine ve müvekkiline 25.07.2013 tarihinden Kurumun maaş bağladığı 26.12.2018 tarihine kadar birikmiş maaşlarının işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 04.11.2020 havale tarihli ıslah dilekçesiyle, dosyada alınan 05.02.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dava dilekçesini talep sonucu yönünden ıslah ederek müvekkiline birikmiş aylıklarına karşılık olarak raporda hesaplanan 95.599,60-TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, kesinleşen Mahkemenin 2013/449 Esas ve 2016/387 Karar sayılı kararı gereğince davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1990 olarak kabul edildiğini ve davacının emeklilik işlemlerinin yapıldığını, Mahkemenin 2013/449 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden anlaşılacağı üzere, anılan davada, davacının emeklilik aylığı bağlanması ve birikmiş emekli aylıklarının ödenmesi konusunda bir talebinin ve bu konuda verilmiş bir kararın bulunmadığını, mahkeme kararı doğrultusunda, davacıya 2013-2018 yılları arasında birikmiş olan aylıkların ödenmesine dair bir karar bulunmadığından Kurumun kendiliğinden bu yönde işlem yapmasının mümkün olmadığını, bu durumun davacıya 07.01.2019 tarihli kurum yazısı ile bildirildiğini, davacı tarafın Mahkemenin 2013/449 Esas ve 2016/387 Karar sayılı dosyasında açılan davada bu yöndeki taleplerini ileri sürebilecekken sunmadığından daha sonra belirtilen taleplerle ayrı dava açmasının yerinde olmadığını, buna göre Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2019/41 E., 2021/409 K., sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1-Davacının tahsis talep tarihi olan 25.07.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 2-Davacının tahsis talep tarihi olan 25.07.2013 tarihinden davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığının bağlandığı 26.12.2018 tarihine kadar ödenmesi gereken yaşlılık aylıkları ile işlemiş yasal faizlerine karşılık olarak 88.163,04-TL'nin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli ve 2021/3055 E., 2021/2897 K., sayılı kararıyla; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2- Davanın kısmen kabulü ile -Davacının 01.08.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, - Davacının 01.08.2013 tarihinden davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığının bağlandığı 26.12.2018 tarihine kadar ödenmesi gereken yaşlılık aylıkları ile işlemiş yasal faizlerine karşılık olarak 88.163,04 TL'nin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” şeklinde karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/1082 E., 2022/6031 K. sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılacak iş; 01.08.2013 başlangıç tarihli aylık bağlama karar doğru ise de, aylık miktarı yönünden değerlendirme hatalıdır. Davacının, aylığın kazanıldığı tarihte aylık bağlansa idi ne kadar aylık alacağı kurumdan sorulması gerekirken bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi hatalıdır. Davacının alacağı aylık miktarları davalı Kurumdan sorulmalı, Kurum tarafından bildirilen miktar yönünden uyuşmazlık bulunması durumunda bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. " gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizce bozma ilamına uyulmuş, uyulan bozma ilamı gereği Kuruma yazı yazılmış, bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bu arada kurum davacının 01.08.2013 tarihinden itibaren tahsis talebini kabul etmiş, birikmiş aylık ve faizlerini ödemiştir. (bu husus Kuruma birden fazla yazılan yazıyla tespit edilmiş, ilgili belgeler dosyaya sağlanmıştır) Böylece dava aylık tahsis talebi ile 68.758,96 TL aylık ve 15.582,95 TL faiz alacağı yönünden konusuz kalmıştır. Davacı fazlaya ilişkin talebi kanıtlayamamıştır. Kurum yazısı ve Dairemizce alınan ek rapor birbiriyle uyumludur. Davacı taraf bozma öncesi dava değerini 95.599,60 TL ye çıkartmış olmakla fazlaya ilişkin iddiasını ispatlayamadığından; 1-25.07.2013 olan ilk tahsis talep tarihine göre yaşlılık aylığı bağlanması talebi yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, 2-Ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte tahsili talebi yönünden: a)68.758,96TL birikmiş aylık ve 15.582,95TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 84.341,91TL yönünden dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, b)Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi hataların bulunduğunu, ilk alınan rapor ile bozma sonrası alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu ve bunun giderilmeden bozma sonrası alınan kesir raporunun hükme esas alınmasının bozma nedeni olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Kurum işleminin aksinin ıspatlanamadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile birikmiş aylıkların faiziyle beraber davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün davalı Kurum vekilinin elektronik tebliğ adresine 03.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, hükmün 20.06.2023 tarihinde temyiz edilmesi üzerine 14.07.2023 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ... 11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, vekil adı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmelidir. 3.Belirtilen mevzuat çerçevesinde somut olay incelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün davalı Kuruma usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin süresinde olmadığından ek tarar ile temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde; 4.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, toplanan delillere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10789, K. 2023/11690, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10789-e-2023-11690-k-26d43e0fca96