Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10755 E. 2023/13039 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10755
- Karar No
- 2023/13039
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1333 E., 2023/1009 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı ve Feri müdahil Kurum vekilleri İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/267 E., 2022/153 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı işyerinde 15.12.2012 tarihinden, iş akdinin haksız olarak feshedildiği 2016 yılı Kasım ayına kadar bilfiil mobilya ustası olarak çalıştığı, ... 19. İş Mahkemesinde alacak davası açıldığını, bu dosyaya gelen kayıtlarından işe başlama tarihinin 2012 aralık ayı değil 15.05.2015 tarihi olarak; sonrasında da kısmi süreli (4 gün) bildirim yapıldığını görüldüğünü beyan ederek davacının davalı iş yerinde Aralık 2012 ila 15 Mayıs 2015 arasındaki çalışmaların tespiti ile 15.05.2015-31.03.2016 tarihleri arasındaki eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 15.05.2015-01.11.2016 tarihleri arasında kısmi zamanlı, mobilya üretim işçisi olarak asgari ücret üzerinden çalıştığı, işyerinden istifa ile ayrıldığını, davada hak düşürücü süre bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davalıya ait iş yerinden hizmet bildirimi bulunan bordro tanığı ...' ın; yine iş yerinden 01.11.2011-31.08.2020 tarihleri arasında hizmet bildirimi bulunan ...'nin beyanları, iş yeri belgeleri arasında bulunan adli sicil belgesi, sağlık raporu, dikkate alındığında davacının davalıya ait iş yerinde 15.12.2012- 28.02.2013 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak, 01.03.2013-31.03.2016 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun'un 63/B bendi kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 15.05.2015 ve 01.11.2016 tarihleri arasında müvekkili şirketin iş yerinde kısmi zamanlı olarak mobilya üretim işçisi olarak çalışmış olup, asgari ücret üzerinde ücret aldığını, müvekkil işveren yanında çalıştığı sürelere ilişkin kuruma sigorta bildirimi yapılmış ve primleri de düzenli olarak ödendiğini, davacının 15.12.2012 tarihinde değil,15.05.2015 tarihinde işe giriş yaptığı ve bu tarih itibariyle çalışmaya başladığını, müvekkili davalı tarafından, davacının 15.05.2015 ve 01.11.2016 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin kuruma sigorta bildirimi yapılmış olup primleri de düzenli olarak ödendiğini, tanık beyanları ile davacının, davalı müvekkilin iş yerinde, tam zamanlı olarak değil, kısmi zamanlı olarak çalıştığını ve davalı müvekkilin iş yerinde sigortasız işçi çalıştırmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği hizmetlere ilişkin bordro, prim belgeleri v.s. belge Kurum kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğundan iddiaya konu çalışmalarının varlığından söz edilemeyeceğini, davacının davalı iş yerinde tam süreli çalıştığına ilişkin resmi bir belge bulunmamakla birlikte, resmi belge niteliği taşıyan herhangi bir yazılı delilin de bulunmadığını, kurum kayıtlarında davalı nezdinde belli bir süre çalıştığını, sonra çalışmasına uzun süre ara verdiğini ve tekrar çalışmaya başlamış olarak görüldüğünü, tanıkların açık ve kesin olmayan, inandırıcı, yeterli ve sağlıklı olmayan, başka bir delil ile desteklenmeyen beyanları sonucu verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işyerinden bildirilen hizmet süresi, bordro ve davacı tanıklarının çalışmayı doğrulayan beyanları, davacının emekli olduğu tarih sonrası için bildirimlerinin SGDP ne tabi olarak yapılmasını talep etmesi, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile davacının tespit edilen çalışmalarının kesintisiz olduğu dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilİ temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ve Feri müdahil SGK vekili temyiz dilekçelerinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.