Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10511 E. 2023/10840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10511
Karar No
2023/10840
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3518 E., 2023/1046 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2012/184 E., 2021/694 K. Taraflar arasındaki asıl dava Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava yersiz yapılan ödemenin faizi ile iadesi istemli asıl ve birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin prim borçlarını ve sair borçlarını ödediğini ve emekli olduğunu, emekli olduğu tarihte müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, ancak Kurum tarafından müvekkilinin prim borcu olduğunu ve başka bir sigortalının prim hesabından (askerlik borçlanmasından) usulsüz olarak hesabına ödemelerde bulunulduğunu, ancak müvekkilinin emeklilik için kuruma başvurduğu zamanda herhangi bir prim borcunun olmadığını, davalı Kurumun yersiz ödeme olarak talep etiği asıl alacak ve ferileri bakımından işlemin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin emekli işlem tarihinde emekli olmaya hak kazandığının tespiti ile maaş iptali yönündeki işlemin iptaline ve maaş ödemesinin devamı gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Teftiş Kurulu Başkanlığının yaptığı soruşturma neticesinde düzenlenen rapor sonucunda, davalı sigortalının emekliliğinin iptal edildiğini, zira sigortalının prim hesabına hayali bir biçimde kayıt gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, sigortalının da usulsüz ve hayali aktarma işlemlerine konu ödemeyi yaptığına dair makbuz ya da ödeme belgesini sunamadığını, davalı sigortalının şahsi sicil dosyasında da ödeme gerçekleştirildiğini gösteren herhangi bir belge bulunmadığını, bu nedenle aktarma işlemlerinin gerçeğe ve mevzuata aykırı olarak bilgisayar ortamında bulunan kayıtların yer değiştirilmesi suretiyle gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, sigortalıya yersiz ödenen ana para ile sağlık giderinin faiziyle tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının gerçeğe aykırı olarak ödenmiş gibi gösterilen primleri iptal edilmiş olduğundan, emekli aylığının iptal edildiğin davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların davanın kabulünü gerektirecek nitelikte olmadığını, davacının ödendiğini iddia ettiği prim borcunun ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından ve bu yönde bir ispat da olmadığından, primlerin ödenmiş olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının kalan prim borcunu ödemediğini, davacının iyiniyetli olduğunu iddia etmesinin yerinde olmadığını belirtilerek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurumun talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin prim borçlusu ya da yükümlüsü olmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, kendisinin bilgi işlem servisinde çalıştığını, şifresinin Kurumu, Müdürü Hasan Tekin olmak üzere tüm personel tarafından bilindiğini ve kullanıldığını, işlemlerinin müvekkili tarafından yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen davaya karşı davalı ... tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 49.947,66 TL maaş ödemesinden kaynaklı yersiz ödeme alacağının sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsil edilerek davacı Kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili, davanın davalı ... yönünden husumetten reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık olup, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığı ve Kurum tarafından iptal edilerek, sigortalının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde, kısmi aylık /tam aylık koşullarının oluşmadığı ve ... aleyhine açılan dava yönünden, mahkemece bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verildiği anlaşılmakla yerel mahkemece verilen karar hukuka uygun olup isabetilidir. (Mahkemece karar verilen iş bu dosya ile emsal nitelikte Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2022/4810 E., 2022/8914 K.; 13.06.2022 tarihli ve 2022/4808 E., 2022/8913 K. sayılı kararları mevcuttur.)..." gerekçeleri ile davalı-birleşen dosya davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... yönünden davanın husumetten reddinin hatalı olduğunu ve kararın bu yönü ile bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava davacı ... hakkında yersiz ödeme borcu çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise sigortalı ...'ye Kurumca yersiz yapılan ödemenin faizi ile iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi hükümleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10511, K. 2023/10840, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10511-e-2023-10840-k-bfbd4469e381