Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10479 E. 2023/10717 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10479
Karar No
2023/10717
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1799 E., 2023/1912 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/347 E., 2023/73 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1994 yılından beri yaşamını Güney İlçesinin Aydoğdu Köyü’nde sürdürmekte ve geçimini, herhangi bir işverene bağlı olmaksızın, kendisine ait/ailesine ait/kiralamak suretiyle yararlandığı tarım arazisini/arazilerini ekip biçmek yoluyla elde ettiği ürünleri satmak şeklinde yürütmekte olduğu tarım işleriyle sağladığını, müvekkilinin 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanun'u uyarınca, sigortalı sayılacaklar arasında olduğunu, müvekkilinin tarımsal faaliyette bulunduğu sürece yukarıda açıklanan şekilde elde etmiş olduğu tarım ürünlerini (tütün) tekele ve özel firmalara sattığını, SGK hizmet dökümü incelendiğinde de müvekkilin 01.05.1996 tarihinde 2926 sayılı Kanun kapsamında 4/B sigortalılığı başlamış, dönemsel olarak prim ödemeleri düzenli bir şekilde yatırıldığını, 2008/10 dönemden itibaren de 4/B-4 sigorta statüsü bağlamında zorunlu tarımsal sigorta primleri dönemsel olarak düzenli bir şekilde ödendiğini, 24.03.2014 tarihinde 01 (Muafiyet) terk kodu ile sigortalılığının sonlandığını, söz konusu işleme ilişkin müvekkilin bilgi ve iradesi dışında sigortalılığı sonlandığını, müvekkilce sigortalılığının devam ettiği düşünüldüğü için sürekli ödeme yapıldığını müvekkilinin 24.03.2014 tarihinde 01 (Muafiyet) terk kodunun kaldırılmasının ve yatırmış olduğu prim ödemelerinin söz konusu dönemlere ilişkin prim asıl borcuna mahsup edilmesi gerektiğini belirterek Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hukuka aykırı olarak yapılan idari işlemin 24.03.2014 tarihli muafiyet sebebiyle terk işleminin kaldırılmasına, SGK'ya ödenen primlerin borca mahsup edilerek 24.03.2014 tarihinden itibaren aralıksız olarak çiftçilik faaliyetleri ve Bağ-Kur kaydının devam etmesi nedeni ile 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur'luluğunun tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle davacının taleplerinin zamanaşımına/hak düşürücü süreye uğradığını, davacının Kuruma bildirimleri doğrultusunda yıllara ve tutarlara ilişkin kesintiler yapılarak Kurum kayıtları oluşturulduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğundan talebin kabulünün mümkün olmadığını, davacının davasını ispatlamak zorunda olduğunu, Kurum kayıtları esas olup, davacı bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini belirterek davanın reddine yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının Güney Ziraat Odası tarafından tanzim edilen 09.03.2014 tarihli sigortalılık muafiyet belgesi ve sigortalı olmak istemediği beyanına istinaden davalı Kurum tarafından davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının durdurulması işleminin yerinde olup olmadığı, buradan çıkacak sonuca göre davacının 24.03.2014 tarihinden itibaren kesintisiz olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Davacının ... Bağ-Kur sicil no.lu sigortalı sicil dosyası kapsamında tutulan tüm kayıt ve belgeler, davacının 24.03.2014 tarihli muafiyeti sebebiyle terk işlemine ilişkin belgeler, davacının üyelik kaydının tespiti durumunda üyelik kaydına ilişkin bilgi ve belgeler, davacının çiftçi kayıt sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı, destek ödemelerine ilişkin olarak tutulan kayıtlar dosya arasına getirilerek incelenmiştir. Davacı 14.02.2023 tarihli duruşmada; "ben Güney Ziraat odasına muafiyet belgesi düzenlenmesi için başvurmadım, geçen yıl SGK'ya başvurduğumda bana 2 yıllık prim borcunun olduğunu bunu ödersen emekli olacağımı söylediler, bu borcu ödedikten sonra muafiyet belgesi getirerek sigortalılığımı durdurabileceğimi söylediler bunun üzerine Güney Ziraat Odasına muafiyet belgesi almak için gittiğimde bana 2014 yılında zaten kaydımın durdurulduğunu söylediler, ancak benim muafiyet belgesinden haberim yoktur, bana gösterilen muafiyet belgesi ve arka yüzündeki dilekçedeki yazılar benim yazıma benzememektedir, ben zaten prim borçlarımı ödüyordum, muafiyet belgesinden haberim olsa prim borcumu ödemezdim, çiftçilik faaliyetlerine hiç ara vermedim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Kurum tarafından davacının muafiyet belgesine istinaden geçmişe yönelik olarak terk kodu ile işlem yapılmış ise de; davacının muafiyet belgesindeki yazıları kabul etmediği, muafiyet belgesinde ve Kuruma hitaben düzenlendiği belirtilen belgede davacının imzasının bulunmadığı, davacının dava konusu Kurum işlemi tarihine kadar prim borçlarını ödemeye devam ettiği, Kurum tarafından prim borçlarının tahsil edildiği, Kurum'un denetim yükümlülüğünün bulunduğu, prim ödenen süreçte davacıdan tahsil edilen prim borçlarını ortaya çıkaran tarımsal faaliyete ilişkin bir araştırma yapılmadığı, daha sonradan muafiyet belgesi tespit edilmiş ise de imzasız belgeye itibar edilerek işlem yapıldığı, belgenin sıhhatine dair araştırma yapılmadığı, geliri belli sınırın altında olan sigortalıların muafiyet belgesine istinaden sigorta primlerinden muaf tutulduğu, prim borçlarını ödeyen davacının bu yönde bir işleme ihtiyaç duymasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sonuç olarak salt imzasız muafiyet belgesine istinaden yapılan Kurum işleminin eksik incelemeye dayandığı ve yerinde olmadığı göz önüne alındığı" gerekçesiyle; "1-Davanın kabulü ile Davacının çiftçilik faaliyetine ara vermemesi nedeniyle Kurum tarafından yapılan 24.03.2014 tarihli muafiyet nedeniyle terk işleminin iptaline, Davacı tarafından bugüne kadar yatırılmış olan primlerin 2926 sayılı Kanun kapsamındaki emeklilik hesabında dikkate alınmasına," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davasını şüphe götürmez bir şekilde ispatlamak zorunda olduğu, fakat ispatlanamadığı, fiili çalışması kesin delillerle ortaya konamadığı, kamu düzenini ilgilendirdiğinden ancak kesin delillerle ispatı gerektiğinden bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Davacının Bağ-Kur kaydı bulunduğu fakat 24.03.2014 tarihli muafiyet belgesini sunduğu, Kurumca sehven sigortalılığının durdurulmadığı savunulmuştur. Devam eden süreçte davacının primlerini ödemeye devam ettiği ve 2016 ile 2018 yıllarında yapılandırma başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Kurumca 2013/11 sayılı genelge uyarınca 24.03.2014 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının durdurulduğu anlaşılmakla ilgi dayanak talep evrakında davacının imzasının bulunmadığı, yazınında davacı tarafından inkar olunduğu, uyuşmazlığa konu işleme ilişkin davacının usulünce bir talebi olmaksızın Kurumca işlem gerçekleştirildiğinden, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 24.03.2014 tarihli muafiyet sebebiyle terk işleminin kaldırılmasına, SGK'ya ödenen primlerin borca mahsup edilerek 24.03.2014 tarihinden itibaren aralıksız olarak çiftçilik faaliyetleri ve Bağ-Kur kaydının devam etmesi nedeni ile 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur'luluğunun tespit ve tescili talebidir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10479, K. 2023/10717, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10479-e-2023-10717-k-2eeb14028aca