Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1029 E. 2023/1922 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1029
Karar No
2023/1922
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/19 E., 2022/837 K. ... HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, 01.05.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2013/966 Esas, 2014/503 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, davalı Kurumun 20.04.2012 tarih 7554.471 sayılı kurum işleminin iptaline, davacının 11.04.2012 tarihli emeklilik müracatını takip eden ay başı itibariyle emekli olabileceğinin tespitine, davacıya 01.05.2012 tarihi itibariyle emekli maaşı bağlanmasının gerektiğinin tespitine dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine 21. Hukuk Dairesi kararında, "...davacının isteğe bağlı sigortalılığının tespiti talebi de bulunduğundan öncelikle davacının isteğe bağlı sigortalılığına karar verip akabinde emekliliğe ilişkin koşullarını değerlendirmekten ibarettir. Davacının 26.08.2008 tarihli isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin yazılı başvurusu sonrasında hiç prim ödemediğinden sigortalılık süresi kazanamayacağına dair kurum işlemi yerindedir. Ancak, davacı 16.05.2011 tarihinden itibaren prim ödemeye başladığı için davacının 1479 sayılı Kanun'a tabi zorunlu sigortalı olduğu 01.06.1985 - 31.07.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin primler çıktıktan sonra fazladan ilk ödeme yapılan tarihten itibaren arta kalan ödemelerin karşıladığı süre belirlenerek öncelikle davacıyı bu sürede 1479 sayılı Kanun'a tabi isteğe bağlı sigortalı saymak, giderek yaşlılık aylığına esas süre belirlenerek yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermektir. Mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesi ile bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20.06.2017 tarihli, 2015/668 Esas 2017/114 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, ile davalı kurumun 20.04.2012 tarih ve 7554.471 sayılı işleminin iptaline, davacının 11.04.2012 tarihli emeklilik talebini takip eden aybası itibari ile emekli olabilceğinin tespitine, davacıya 01.05.2012 tarihi itibar ile emekli maası bağlanmasının tespitine dair karar verildiği, kararın davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine 21.Hukuk Dairesi kararında,"...Davacının yaşlılık aylığına ilişkin hüküm kurmak için öncelikle isteğe bağlı sigortalılık süresi ihtilaflı olduğundan bu süreye ilişkin tespit kararı verilmesi gerekir. Yukarıda anlatılanlar ışığında mahkemece, davacının bağ-kur hizmet cetvelinde gözüken 22.08.2008 tarihinden itibaren yaptığı prim ödemelerinin hangi tarihe kadar olan kısmının zorunlu prim ödemelerini karşıladığı, zorunlu prim ödemeleri çıktıktan sonra kalan fazla prim ödemesinin karşılık geldiği sigortalılık süresi davalı kurumdan sorularak her ödemenin karşıladığı süre için ayrı ayrı belirlenmeli (bu yönde uyuşmazlık halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı), isteğe bağlı sigortalılık süresi anılan yersiz ilk ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden başlatılmak suretiyle her ödeme tarihinden itibaren ileriye yönelik sigortalılık hakkı vermek suretiyle saptanıp tahsis koşulları bu çerçevede yeniden incelendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekir..." gerekçesi ile bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.01.2021 tarihli, 2018/297 Esas 2021/78 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Bozma ilamında; "... Eldeki dosyada, ... doğumlu olan davacının, 01.08.1973-31.01.1985 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi, 600 gün 4/a kapsamında askerlik borçlanma süresi, primleri ödenmiş 10.06.1985-31.07.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık süresi ve 01.05.2011-22.02.2013 tarihleri arasında 651 gün isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin varlığı ve dava dilekçesinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmuş olması nedeniyle dava tarihi itibariyle tahsis koşullarının varlığı irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı..." olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı verildiğini belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı, isteğe bağlı sigortalılığı ve emekli aylığı talebinin reddine ilişin Kurum işleminin iptaliyle 01.05.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ilgili madeleri 3. Değerlendirme 1.Davacı 01.05.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiş Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sonucunda dava tarihi yaşlılık aylığı tahsis talebi olarak alınarak bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.03.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına dair hüküm kurulduğu, böylece davanın kısmen kabul edildiği anlaşılmakla, davanın kısmen reddi nedeniyle davalı Kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. İlk derece Mahkemesi hükmünün tamamen silinerek yerine, " H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne; Davalı kurumun 20.04.2012 tarih ve 7554.471 sayılı işleminin iptaline, davacının dava tarihi 22.02.2013 tarihini takip eden ay başından 01.03.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve davacıya 01.03.2013 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine, 2- Kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-A.A.Ü.T.'ye göre 9200,0 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-A.A.Ü.T.'ye göre 9200,0 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 989,50 TL yargılama giderinin davacının haklılık oranına göre takdiren 2/3'si olan 660,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin huzurunda ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Temyiz kanun yoluna başvurabileceklerine dair karar verildi.29.11.2022 " yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1029, K. 2023/1922, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1029-e-2023-1922-k-39e90c35ac0e