Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10277 E. 2023/11270 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10277
Karar No
2023/11270
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/325 E., 2023/188 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 31.07.2019 tarihli müracaatının geçerli olduğunun tespiti ile müracaat tarihi olan 31.07.2019 tarihli asgari prim miktarı üzerinden SSK'lı olarak borçlanma hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2020/107 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararıyla; başvuru tarihi itibari ile vekilin yurt dışı borçlanma yapmaya yetkisinin bulunmadığı, Kurum işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2020/1169 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararıyla; somut olayda, Av. ...'in davacı adına yaptığı başvuru sırasında vekalet yetkisi bulunmadığı, dolayısıyla Kurum işlemi yerinde olup, Mahkemece verilen karar doğru olduğu, bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarih, 2022/5323 Esas, 2022/12782 Karar sayılı bozma kararında; somut olayda, 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi gözetilerek müracaatın doğrudan sigortalı veya vekilince yapılabileceği, somut olayın özelliğinden doğan fiili imkansızlık nedeniyle elde edilemeyen vekaletnamenin sonradan ibrazı ile başvurunun geçerli hale geleceği gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası yapılan değerlendirmede somut olayın özelliğinden doğan fiili imkansızlık nedeniyle elde edilemeyen vekaletnamenin sonradan ibrazı ile başvurunun geçerli hale geleceği, davacının 2017 yılında 4/1-a kapsamında hizmeti bulunduğu anlaşıldığından; davanın kabulü ile davacının 31.07.2019 tarihli borçlanma başvurusunun geçerli olduğunun, 31.07.2019 tarihli asgari prim miktarı üzerinden SSK'lı olarak 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma hakkı olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmetlerini borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un 1’inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10277, K. 2023/11270, T. 15.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10277-e-2023-11270-k-178f7de9a3fa