Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10204 E. 2023/10694 K.
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10204
- Karar No
- 2023/10694
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/431 E., 2023/312 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; verilen karara karşı davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 01.06.1986 tarihinde, Marmaris'te bulunan ... Oyun Salonu ismiyle faaliyet gösteren 37828.48 sicil numaralı ...'ya ait işyerinde işe başladığını ve yaklaşık 6 ay kadar çalıştığını, müvekkilinin 22.06.2015 tarih ve 3300101 sayılı dilekçesi ile Kuruma başvurarak 01.06.1986 tarihinde işe başlaması ile ilgili sigortalılığının tespit ve tescilini istediğini, davalı Kurum tarafından gönderilen 26.06.2015 tarih ve 9694430 sayılı cevabi yazı ile, müvekkilinin işe giriş kaydı bulunmasına rağmen 1986 yılına ait dönem bordrosunda isminin bulunmaması nedeniyle sözkonusu işyerinde sigortalı çalışmasının bulunmadığının bildirildiğini belirterek, müvekkilinin sigortalı başlangıç tarihinin 01.06.1986 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, işveren ...'nın hasım gösterilmediğini, öncelikle bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın kesin bir delili sayılmayacağını, sigortalı başlangıcının 01.06.1986 olarak tescil edilmesinin mümkün olmadığını, bordro düzenlenip verilmesi gerektiğini, her işlemin bir şekil şartı bulunduğunu, davacının 30 yıl sonra böyle bir talepte bulunmasının yerinde olmadığım, davacının sigortalılık kaydı ile ilgili Kurumun kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.09.2020 tarih ve 2016/355 Esas 2020/297 Karar sayılı sayılı kararıyla, davanın kabulü ile ... adına kayıtlı ... işyeri sicil nolu işletmede 01.06.1986 tarihi itibariyle 1 gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Kapanan 21. Hukuk Dairesinin 27.06.2019 tarihli ve 2018/7187 E. 2019/4801 K. sayılı ilamında, ".. Mahkemece yapılacak iş; herne kadar 1986/2. dönem bordrosu bulunmasa da1986/1-3. dönem bordrosunda ismi bulunanlardan yeter sayıda bordro tanığının bilgisine başvurmak, dinlenen tanığın sigorta kayıtlarını Kurumdan getirterek beyanlarının içeriğini sorgulamak, sigorta sicil numarasının hangi ilin ve yılın serilerinden olduğunu Kurumdan sormak,davacının askerlik yaptığı süreleri ilgili askerlik şubesinden sormak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar karar vermekten ibarettir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 23.09.2020 tarihli ve 2019/350 E. 2020/294 K. sayılı kararıyla; davacının ...'ya ait iş yerinde çalışıp ayrıldığı ancak sigortalı işe giriş bildirgesi verildiği halde dönem bordrosunun verilmemesi sebebiyle sigortalılık kaydının bulunmadığı, bu itibarla sigortalılığın tespiti için dava açmış ise de toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın ispatlanamadığından gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2.Dairemizin 08.02.2021 tarihli ve 2020/11403 E. 2021/1283 K. sayılı ilamında, "...Öncelikle bozma ilamında değinilen davacıya ait sigorta sicil numarasının hangi yıl serilerinden olduğu Kurumdan sorularak belirlenmelidir. Bozmadan önce dinlenen tanık beyanında ise bir takım maddi olgulara yer verilmesine rağmen bu hususta araştırma yapılmamış olması eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Mahkemece kaymakamlık ve belediyeye yazılan müzekkerelere yaşanan sel nedeniyle olumsuz yanıt verilmişse de bunlarla yetinilmeyip, davacıya çalışma olgusunu bilebilecek durumda olan yeni tanık bildirmek için süre verilerek bunların beyanları alınmalı, bozma öncesi dinlenen tanık beyanında geçen ..., İsmail Akıncı, Burhan isimli kişilerin kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek hayatta olmaları halinde beyanlarına başvurulmalı, gerekirse tanık beyanında yer alan komşu işyerleri ve bordrolu çalışanları kurumdan tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. C.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının sigorta sicin numarasının 1986 Kırşehir serilerinden olduğu tespit edilmiş, bozma ilamı öncesinde dinlenen tanık Haydar'ın beyanında geçen Zümral, Salih ve Burhan isimli kişilerin araştırılması sonucu işveren Zümral ile eşi ...'ya ulaşılmış, davacının talep dönemine yakın fotoğrafları dosya arasına alınmış, işveren tanık Zümral yargılama aşamasında davacı ismen tanımadığını fotoğraftaki kişiyi de tanımadığını yanında çalışmadığını beyan etmiş, ...'nın ise demas hastası olup tanıklık yapamayacak durumdu olması nedeniyle ifadesine başvurulamamıştır. Tanık Haydar'ın beyanında geçen Burhan isimli kişinin ise tüm araştırmalara rağmen kimliği tesit edilememiştir. Yine kolluk kuvvetlerince yapılan araştırmalarda iş yerine komşu çevre esnaf iş yeri sahibi veya çalışanı bulunamamış davacıyı tanıyan komşu iş yeri çalışanına rastlanmamıştır. İş yeri adresi itibariyle açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı belediye tarafından bildirilmiştir. Davacı tarafça yeni tanık bildirilmemiş olup bozma ilamı öncesinde dinlenen bordro tanıkları ile iletişime geçilmiş, bozma öncesindeki ifadesinde davacıyı tanımadığını ancak görse tanıyabileceğini beyan eden bordro tanığı Ali Gedik'e telefon ile ulaşılmış yargılamanın sürüncemede kalmaması adına tutanak altına alındığı üzere whatsapp üzerinden gönderilen davacının fotoğraflarını gören tanık Ali'nin davacıyı tanımadığını bildirdiği tespit edilmiştir. Yine yargılama öncesi bordro tanığı olan tanık Ahmet'in de davacıyı tanımadığını beyan ettiği açıktır. Bu kapsamda salt davacının sigorta numarası serisinin talep tarihi ile uyumlu olarak 1986 yılı serilerinden olması ve işe giriş bildirgesi bulunması ile iş yerinden resmi çalışma bildirimi yapılmayan davacı tanık beyanları fiili çalışma yönünden yeterli görülmemiş, davacının fiilen çalıştığı bordro tanıkları veya komşu esnaf tanıkları gibi deliller ile ispatlanamadığından...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.06.1986 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu,79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, ..., vergi dairesi marifetiyle çalışmanın geçtiği işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp sigortalılık ve çalışma kayıtları da getirtilerek dinlenmeli, bu şekilde komşu işyeri ve çalışanının tespit edilememesi halinde davacıdan başkaca çalışmasını bilebilecek kişilerin olup olmadığı sorularak varsa bu kişiler de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.