Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10065 E. 2023/8852 K. – Sigorta Başlan

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10065
Karar No
2023/8852
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 20.11.1990 tarihinde “Yaşar Duman” unvanlı iş yeri bünyesinde kaporta ustası olarak çalışmaya başladığını belirterek sigorta başlangıç tarihinin 20.11.1990 olarak tespitine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK cevap dilekçesinde, öncelikle iş bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacı adına davalı iş yerinden 20.11.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenlendiği; ancak 1990/3 dönem bordrosunun kuruma verilmediği görüldüğünü, sigortalının iş yerinde çalışmış olduğunu gösteren belge sigortalı adına işverence kuruma verilmiş olan dönem bordrosu veya aylık prim ve hizmet belgesi olduğunu, dolayısıyla işe giriş bildirgesinin düzenlenmesi hizmet akdinin varlığına dair bir delil teşkil etmediğini, sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının belirlenmesinde sigortalıların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başladıkları tarih önem arz ettiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.07.1991 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde,yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, çalışanların işverenleri tarafından müvekkili Kuruma verilmiş işe giriş bildirgesi kişinin iş görme edimini yüklendiğini ve işveren ile arasında bağlılık unsurunun oluştuğunu gösteren kesin bir karine teşkil etmediğini, sigortalının iş yerinde çalışmış olduğunu gösteren belgenin sigortalı adına işverence müvekkili kuruma verilmiş olan dönem bordrosu veya aylık prim ve hizmet belgesi olduğunu, Bu nedenle davacının iddia ettiği döneme ilişkin sigortalılık başlangıcını tespit etmenin mümkün olmayacağını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya kapsamında bordro tanığının ve davacı tanıklarının dinlendiği, davacının, 20.11.1990 tarihinde “Yaşar Duman” unvanlı iş yeri bünyesinde işe başladığı ve sigortalı işe giriş bildirgesinin yöntemine uygun olarak kuruma verildiği ve kurum kayıtlarına da geçtiği dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Bu işe giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarasının 1990 yılı serilerinden olduğu ve halen davacının bu sicil numarası ile Kurum kayıtlarında işlem yaptığı, her ne kadar bu dönemde (1990/3.dönem) işyerinden dönem bordrosu verilmemişse de öncesi ve sonrasındaki dönemlerde işyerinden Kuruma dönem bordrosu verildiği, ayrıca tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere işyerinin bu dönemlerde faaliyetine kesintisiz devam ettiği açıktır. İşyerinin (1990/1.dönem) ve (1992/2.dönem) dönem bordrolarında ismi geçen bordo tanığı ... ile komşu işyerlerinde çalışan tanıklar ... ve ...'un beyanlarından, davacının 1990 yılının Ekim ayında söz konusu işyerinde çalışmaya başladığı ve bir müddet çalıştığı açıkça anlaşılmaktadır. Ancak davacının doğum tarihi 20.07.1973 olup 20.11.1990 tarihinde çalışmaya başladığında 17 yaşındadır. Bu sebeple sigortalılık başlangıç tarihi 18 yaşını doldurduğu 20.07.1991 tarihi olacaktır. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmuştur...." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 20.11.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddesinin (G) bendi, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına dava dışı Yaşar Duman ünvanlı 29871 sicil no.lu iş yerinden 20.11.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, işe giriş bildirgesinde yer alan iş yeri tescil bilgilerine göre ise bildirgede belirtilen Yaşar Duman unvanlı işyerinin sicil no.sunun ise işe bildirgesindeki sicil noçdan farklı olarak 29828 sicil no. olduğu,öte yandan 29871 sicil no.lu iş yerinin ise Mehmet Akgün unvanlı işverene ait olduğu, davacının Yaşar Duman işyerinde kaporta ustası olduğu yönünde beyanda bulunduğu, Yaşar Duman unvanlı 29871 sicil no.lu işyerinin 1990/1. dönemine ait bordronun dosya içine alındığı, bordronun üzerinde işyeri sicil no.sunun önce 29871 yazılıp daha sonra üstünün çizilerek 2928 yazıldığı, Yaşar Duman unvanlı işyerinin 20.11.1989-31.12.1990 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, dosya kapsamında davacı tanıkları ile 1990/1. dönemde toplam 15 gün çalışması olan ... dinlenmek suretiyle mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 2. Buna göre mahkemece, dava dışı işyerinin sicil no.sunun ne olduğu ve yukarıda anılan farklılığın neden olduğu araştırılarak net bir şeklide belirlenmeli, davacı tanıkları olarak dinlenen ve aynı zamanda komşu işyeri çalışanları olduklarını beyan eden ... ve ...'un dava konusu dönemi içerir şekilde çalışma kayıtları getirtilmek suretiyle beyanları denetlenmeli,sgk,emniyet,vergi dairesi ve belediye vasıtasıyla dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri sahipleri ve bordrolu çalışanları yöntemince tespit edilerek çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı,tanık beyanları arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkiler giderilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. 3.Kabule göre de,5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Eldeki davada, davacının 20.07.1973 doğumlu olduğu, tespitini talep ettiği 20.11.1990 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre, davacının çalıştığı işveren unvan ve sicil numarası da belirtilmek suretiyle talep edilen tarihte 1 gün süre ile çalıştığının, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 20.07.1991 tarihi olduğu ve bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10065, K. 2023/8852, T. 27.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10065-e-2023-8852-k-af967d9013a9