Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9342 E. 2023/10092 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9342
- Karar No
- 2023/10092
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1694 E., 2022/1491 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/275 E., 2022/130 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi ...'in davalı şirkette kamyon şoförü olarak çalıştığı sırada 24.11.2017 tarihinde kaza yaptığını ve vefat ettiğini, müteveffanın mütemadiyen haftalık normal çalışma süresinden fazla, çoğu zamanda Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ön görülen asgari dinlenme sürelerine uyulmaksızın çalıştırıldığını belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 35.000,00 TL manevi tazminatı kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş kazasına ilişkin olarak kusurunun bulunmadığını, fazla çalıştırılma hususunu kabul etmediklerini, müteveffanın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, aracın tüm periyodik bakımlarının zamanında yapıldığını, araçtan kaynaklı bir durumun kazanın oluşumuna sebebiyet vermediğini belirtip davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen trafik-iş kazasında müteveffanın tam kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurlu olduğuna dair iddianın ispatlanamadığı, dosya kapsamına göre işverene kusur atfedilebilecek bir eylemin bulunmadığı, bu nedenle kusura ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarının teknik tespitler yönünden gerçeğe uygun ve hükme esas alınabilir olduğu, davacının desteği olan müteveffanın kendi tam kusuru nedeniyle iş kazası sonucu vefat ettiğinin anlaşıldığı, davalının işveren olarak sorumluluğuna ilişkin illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, fazla sürelerle ve ara dinlenme yaptırılmaksızın çalıştırıldığının ortada olduğunu, müteveffayı çalışma mevzuatına aykırı çalıştıran davalı şirketin kusurlu olduğunu, bu kusurun münhasıran mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, işverenin kusurlu davranışı ile kaza arasında illiyet bağı olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı murisinin davalı şirkete ait araçla yem nakliyesi yaparken tek taraflı trafik iş kazasında vefat ettiği, olayla ilgili olarak; SGK denetmen raporundaki kusur tespiti, Gazipaşa CBS soruşturma dosyasında hazırlanan 18.01.2018 tarihli bilirkişi raporu, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan 18.05.2021 tarihli kusur heyet raporu ve 26.08.2021 tarihli kusur heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; raporların içerik ve sonuç itibariyle birbirlerini doğruladıkları, tüm kusur raporlarında kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete ait aracın teknik donanımında bir kusur olmadığı, istiap haddinin aşılmadığının anlaşıldığı, dinlenen tanıklarla da davacının davalı işveren tarafından yoğun şekilde dinlendirilmeksizin yorgun olarak çalıştırıldığı hususu ispatlanamadığı, bilirkişi raporlarının tamamında tek taraflı kazanın vefat edenin %100 kusuruyla meydana geldiğinin anlaşıldığı, trafik iş kazasında vefat edenin tam kusurlu olduğu, davalı işverenin kusurlu olduğuna dair iddianın ispatlanamadığı, dosya kapsamında işverene kusur atfedilecek bir eyleminin bulunmadığı, dolayısıyla vefat edenin tam kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği anlaşıldığından davanın reddine dair verilen kararın yerinde görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müteveffa ...’in çalışma mevzuatına aykırı olarak fazla sürelerle ve ara dinlenme yaptırılmaksızın çalıştırıldığı, fazla çalışma, dinlenme sürelerine uymaksızın çalıştırılma iddialarının araştırılmadığı, sunulan takografya kayıtlarının kaza günü ve kaza gününden önceki bir tarihe ait olmadığı, davalı tarafın böyle bir delili sunmaktan imtina ettiği, bu nedenle fazla çalışmanın davacı tanıkları tarafından belirtilen şekilde var olduğu sonucuna varılacağı, kaza saati değerlendirildiğinde fazla çalışmanın ortaya çıkacağı, işverenin kusurlu davranışı ile kaza arasında illiyet bağı olduğu gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.