Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9187 E. 2022/11084 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9187
- Karar No
- 2022/11084
- Karar Tarihi
Mahkemesi : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
Dava, geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun, sürekli iş göremezlik oranının ve sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı, davalı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum ve ...'nin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı, davalılar Kurum ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM Davacı vekili 22.07.2014 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalılardan ... Mannesman Boru San. ve Tic. A.Ş.'ye ait işyerinde taşeron firma olan ... Hizmet Yönetim Temizlik ve Tic.A.Ş.'nin işçisi olarak 07.09.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, 22.12.2010 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu iş kazası geçirdiğini, açık kalp ameliyatı olduğunu ve 22.12.2010-01.04.2011 tarihleri arasında istirahatli kaldığını, istirahat bitiminde işyerine gittiğinde iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, maddi tazminat yönünden Kocaeli 6. İş Mahkemesi'nin 2013/485 Esas sayılı dosya ile dava açtıklarını, müvekkilinin kaza tarihinde 31 yaşında olduğunu ve %50 oranında malul kaldığını belirterek, müvekkilinin davalılara ait işyerinde çalışırken 22.12.2010 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olduğunun tespitine, maluliyet oranının tespitine ve sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği 29.03.2012 tarihli sağlık kurulu raporunun rapor tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2012 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP Davalı SGK vekili 25.08.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği 22.10.2010 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını, kalp krizinin iş kazası sayılabilmesi için öncelikle meydana gelen olayın kural olarak tazminat hukukuna göre kaza sayılması gerektiğini, neden-sonuç bağı bulunmadığını, davacının kalp krizi geçirmesinde işyerinden kaynaklı bir etkenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Mannesman Boru San. ve Tic. A.Ş. vekili 21.08.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı işverenin elemanı olarak İzmit'teki işyerinde 35 kg'lık çuval içindeki poliüretanları çıkartarak siloya koyduğunu, aynı işi yapan 2 çalışan olduğunu, olay tarihi itibariyle davacının 5 yıldır aynı işi yaptığını, öğlen tatilinde yemek arasında fenalaştığını, önce revire kaldırıldığını, ardından hastaneye kaldırılarak açık kalp ameliyatı olduğunu, olayın iş kazası olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu gerektirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Hizmet Yönetim Tem. ve Tic. A.Ş. vekili 04.05.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini, davacı taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketten hiç bir hak ve alacağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in E cetveline göre %62 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine, davacı ...'in 22.10.2010 tarihinde davalı iş yerinde çalışırken geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tespitine, davacıya sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği 29.03.2012 tarihli sağlık kurulu raporunun rapor tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2012 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine ve davacıya bu tarihten itibaren ödenmesi gereken sürekli iş göremezlik gelirinin yasal faizi ile birlikte davalı SGK tarafından ödenmesine karar verildi. B-BAM KARARI ... Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esasdan reddine, davalılar ... Mannesmann Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in 22/12/2010 tarihinde iş yerinde kalp krizi geçirerek rahatsızlanmasının iş kazası olduğunun tespitine, maluliyet tespiti ve gelir bağlanması gerektiğinin tespiti taleplerinin hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildi. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURMA NEDENLERİ: Davacı vekili, iş göremezlik gelirine kaza tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini; aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili, iş yerinde meydana gelen her hastalığın ve rahatsızlığın iş kazası olarak kabulünün mümkün olmadığını; davacının kalp krizi geçirmesinde iş yerinden kaynaklanan bir etkenin bulunmadığını; olayın kaza olmadığını ve nedensellik bağının bulunmadığını; raporlarda rahatsızlığın neden iş kazası olduğunun açıklanmadığını ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini; herhangi bir dış etki olmaksızın gerçekleşen rahatsızlığını iş kazası sayılamayacağını, Adli Tıp Kurumu raporlarını düzenleyen heyette kardiyoloji uzmanının bulunmadığını beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Mannesmann Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili, kararda yeterli gerekçe bulunmadığını, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını; ilk bilirkişi raporunda da olayın iş kazası olmadığının belirtilmesine rağmen mahkemece hangi gerekçe ile aksine karar verildiğinin anlaşılamadığını; raporda davacının çalışma koşulları ile yaşadığı rahatsızlık arasında nedensellik bağının bulunmadığının belirtildiğini; daha sonraki raporda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirtildiğini; davacının yaşadığı rahatsızlıkla ilgili raporlarda belirtilen kendileri ile ilgisi olmayan risk faktörlerinin mahkemece dikkate alınmadığını; raporda açıkça müvekkilinin kusurlu olmadığının belirtildiği; Adli Tıp Kurumu raporlarına karşı ileri sürdükleri itirazlar giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; belirlenen %62'lik maluliyet oranının fahiş olduğunu; sundukları Yargıtay kararlarında da kusur durumunun tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen bu eksiklikler giderilmeden çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulduğunu; mahkeme tarafından hükme esas alınan raporlarda eksiklikler bulunduğunu; mahkemece istenmesine rağmen ATK 2. Üst Kurulu raporunda davacının maluliyet başlangıç tarihinin belirtilmediğini; raporda efor kaybının tespiti için efor testinin tıbben gerekli olduğunun belirtilmesine rağmen bu test yaptırılmadan rapor düzenlendiğini savunarak, kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: İnceleme konusu davada; davacı 22.12.2010 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun, sürekli iş göremezlik oranının ve sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanması gerektiğinin tespitini istemiş, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı bölge adliye mahkemesince kaldırılarak, iş kazası olduğunun tespitine, maluliyet tespiti ve gelir bağlanması gerektiğinin tespiti taleplerinin hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dosyada alınan ATK 3. İhtisas Kurulunun 17.10.2018 tarihli ve ATK 2. Üst Kurulunun 31.10.2019 tarihli raporlarında davacının E cetveline göre %62 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı tespit edilmiştir. 5510 sayılı Yasanın 19. maddesinde "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır." hükmü düzenlenmiştir. Somut dosyada davacı iş kazasının tespitiyle birlikte sürekli iş göremezlik oranının ve sürekli iş göremezlik gelirine hak kazandığının tespitini talep etmiş olup, sürekli iş göremezlik oranının %10 ve üzerinde tespit edilmesi halinde sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağından, davacının bu yönlerden de talepte bulunmasında hukuki yararı vardır. Bu itibarla sürekli iş göremezliğin başlangıcının tespitine ilişkin ATK 2. Üst Kurulundan yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de fiilen çalışılan işverenliğin hükümde gösterilmemesi yerinde değildir. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı, davalılar Kurum ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır. SONUÇ:... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.