Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/8591 E. 2022/12974 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8591
- Karar No
- 2022/12974
- Karar Tarihi
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi I-İSTEM Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.12.2014 - 01.07.2015 tarihleri arasında bölge muhasebe müdürü olarak aylık 3.500,00 TL net ücret, yol ve yemek yardımı almak suretiyle kesintisiz olarak çalıştığını, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini beyanla, çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili, davacının iddialarının davayı ispata yeterli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müvekkiline ait işyerinde çalıştığını ispat ettiği varsayılsa dahi davacının almakta olduğu ücreti de ispat etmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... vekili, Kurum kayıtlarının incelemesinde davacının davalı işverene ait işyerinde çalışmalarına rastlanılmadığını, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmayıp, çalışma olgusunun varlığının da zorunlu olduğunu, bu tür hizmet tespitine yönelik davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARLARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI "Davanın kabulü ile ... T.C. Kimlik, ... sigorta sicil numaralı davacı ...’in Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işveren ... A.Ş.’ne ait işyerinde 01.12.2014-01.07.2015 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden, asgari ücretle toplam 210 gün çalıştığının, bu çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI ... Bölge Adliye Mahkemesi, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının HMK nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı ve feri müdahil vekilleri kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu dosyada; dava konusu dönem olan 01.12.2014-01.07.2015 tarihleri arasında davacı adına herhangi bir işyerinden çalışma bildirimi bulunmadığı, davacı tarafça, 04.06.2015 tarihli ... işyeri yetkilisi ... adı ve imzasını ve seri teknik uzman ... imzasını içeren pos servis formu, ilki 26.01.2015 tarihli irsaliye tarihli davalı şirkete ait ve davacı tarafından imzalandığı ileri sürülen faturalar ve davalı şirketin kaşesi üzerine ... ismi ve imzasını içeren kargo teslim listesi ibraz edildiği, bir kısım tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları, Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... AŞ ünvanlı, ... Cad. 50/A Bornova/... adresinde bulunan, pvc pencere kapı imalatı mahiyetli işyerinin 07.01.2015 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31/05/2016 tarihinde kanun kapsamından çıktığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının hizmet süresinin tespitine ilişkin karar eksik incelemeye dayalıdır. Davacının 26.1.2015 tarihli irsaliye fişinde imzasının bulunmasına rağmen, davacı tanığı ...’in 25.2.2015 den itibaren bildirimi bulunmasına karşın kendisinin Ocak ayında çalışmaya başladığını davacının ise kendisinden sonra çalışmaya başladığını beyan etmesi diğer tanık ifadeleriyle çelişki oluşturmuştur. Öte yandan işyerinin 7.1.2015 den önce faal olup olmadığı araştırılmamıştır.Bu nedenlerle belirtilen hususlar araştırılarak ihtilaflı döneme ilişkin bordro tanıklarının tümü tanık olarak dinlenilmeli, ayrıca komşu iş yeri işverenleri ve bu iş yerlerinin bordrolu çalışanları tespit edilerek çalışma ile ilgili beyanları alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki olması halinde çelişkiler giderilmeli, dinlenen tanıklara ilişkin çalışma kayıtları ve hizmet cetvelleri celp edilmek suretiyle beyanları denetlenmeli, elde edilecek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.