Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/8445 E. 2022/12483 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8445
- Karar No
- 2022/12483
- Karar Tarihi
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili özetle; Kurum işleminin iptali ile Kurum işlemi nedeniyle doğan prim ve gecikme zammı borçlarından dolayı sorumlu olmadığının ve işlem konusu ... adlı şahsın 2010/09 ayında işyerinde çalışmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP: Davalı Kurum vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, davanın kabulüne, davalı Kurumun 13/11/2014 tarih ... sayılı yazı ile uygulamaya koyduğu yersiz yararlanılan teşviklerin iptali ve aylık prim hizmet belgesi verilmesi ile yersiz faydalanılan primlerin tahakkuk ettirilecek gecikme zammı ile ödenmesine ilişkin işlemin ve 19/01/2015 tarihli komisyon kararının buna yönelik kısmının iptaline, davacının bu işlemler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, dahili davalı ...'in 2010/09.ayda davacıya ait işyerinde çalışmadığının tespitine karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi Kurum tarafından mevcut yasal düzenlemeler doğrultusunda işlem tesis edildiği, davacının iddiaları ispatlanamamış iken eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasa ile örtüşmediği, kurulan hükmün bir an için hukuka uygun olduğunun kabulü halinde dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinden dolayı dahili davalı ile birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği, yetersiz ve eksik araştırma ile sonuca gidildiği özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 59’uncu maddesinde de, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği, bu kişilerin düzenlediği tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli oldukları, aynı maddenin yedinci paragrafında da kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorunda oldukları, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de Kuruma bildirmeleri gerektiği, hükmünü öngörmektedir. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Kuruma Yeterli İşçiliğin Bildirilmiş Olup Olmadığına İlişkin Araştırma ve Resen Yapılacak İşlemler” kenar başlıklı 38/d maddesinde; “İş yerlerinde; fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edildiği hâlde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen, sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, ... yapılacak bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya aracıdan istenilir. Söz konusu belgeler, yapılan tebligata rağmen verilmediği takdirde Kurum Ünitesince resen düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinin 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile değişik 7. fıkrasında ise; “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 26.05.2008 Tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “ 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ” un 24. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 81. maddesinin birinci fıkrasına ( ı ) bendi eklenmiş, 81. maddenin (ı) bendi ile “ Bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde ... Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, ... Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. … ” hükmüne yer verilmiştir. Eldeki dava dosyasında; davalı Kurumun, dava dışı ... İl ... Müdürlüğü tarafından yapılan rutin muayene kontrolleri esnasında sigortasız çalıştırıldığı tespit olunan dahili davalıyı taraflarına bildirilmesi üzerine davacıya dahili davalı adına düzenlenecek işe giriş bildirgesi, 2010/09 ayına ait ek ... belgesinin 5510 sayılı Kanunun 86.madesine istinaden en geç bir ay içinde Kuruma verilmesi gerektiğinin bildirildiği, ayrıca eksik bildirim yapılan sigortalı tespit edildiğinden 5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi gereğince 2010/10-2011/9 dönemlerinde teşvikten yersiz yararlanıldığı tespit edildiğinden anılan dönemlere ait iptal nitelikte aylık prim ve hizmet belgeleri ile yine aynı dönemler için kanun türü seçilmeksizin asıl nitelikte aylık prim ve hizmet belgelerinin 5510 sayılı Kanunun 86.maddesine istinaden en geç bir ay içinde Kuruma verilmesi veya aynı süre içinde APS, iadeli taahhütlü yada taahhütlü olarak gönderilmesi, ayrıca yersiz olarak faydalanmış olduğu primlerin tahakkuk edecek olan gecikme zammı ile birlikte ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, davacının 08.12.2014 tarihinde Kuruma itirazda bulunduğu, Kurum ilgili Komisyon ünitesince davacının itirazının reddedildiği, davacının aynı konu hakkında adına düzenlenen idari para cezalarının iptali için idari yargıda dava açtığı, en son ... Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesince “dava konusu idari para cezası, İl ... Müdürlüğü ... ... elemanlarınca düzenlenip ... Kurumu İl Müdürlüğüne gönderilen, “5510 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden kullanılması zorunlu bilgiler” başlıklı formda “Dr. ... Bulvarı No:71/1” adresindeki işyerinde ... isimli kişilerin sekreter olarak çalıştıkları bilgilerine yer verilmesi üzerine ... nin davacının işyerinde sigortasız çalıştığı kabulüne dayalı olarak verilmiş ise de; muayenehanelerin rutin denetimleri esnasında ... adına düzenlenen ve düzenleyenlerce sözkonusu formun sadece “adı-soyadı” , “T.C. Kimlik no” ve “işyeri ünvanı” bölümünün doldurulması, form üzerinde tarih, imza ve kaşe bölümünün bulunmaması nedeniyle formun kim veya kimlerce nezaman düzenlendiğinin belli olmaması,ayrıca formun ... işyerinde çalışmakta olduğu yönünde beyanını veya tespitini de içermemesi karşısında dava konusu işleme dayanak alınması yerinde görülmemiştir. Bu durumda, fiilin konuyla ilgili diğer kayıt ve belgeler incelenerek çalışanların ifadesine başvurulararak somut bilgi ve belge ile aksine ihtimal verilmeyecek şekilde ispatlanarak subuta erdirilmesi gerekirken, eksik bilgi ve bulgular içeren forma dayalı verilen dava konusu para cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” denilmek suretiyle davacının itirazının kabulüne, İdare Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verildiği, dahili davalının davacının ortağı ve yetkilisi olduğu şirket işyerinde geçen çalışmalarına karşılık 04.07.2007 - 31.12.2009 tarihleri arasında hizmet bildirimlerinin yapıldığı, dahili davalının imzasını taşıyan 06.02.2015 tarihli belge ile Mayıs/2010 ve Aralık/2010 tarihleri arasında Mardin’de olduğu, annesinin hastalığı nedeniyle Mardin’de kaldığı, bu tarihler arasında herhangi bir yerde çalışmasının olmadığı hususlarının belirtildiği, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda dahili davalının beyanına ve bordrolu tanık beyanına başvurulduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda Mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece yapılması gereken iş, dahili davalıdan ihtilaf konusu dönem olan 2010/09. ayında Mardin ilinde bulunduğunu ortaya koyan kayıt ve belgeleri dosyaya sunması istenmeli, İl ... ...’taki özel muayehanelerin rutin denetimine yönelik 2010/09. ayına ait ilgili tüm kayıt ve belgeler getirtilerek dava konusu işyerinde yapılan denetime katılan görevliler tespit edilmeli, yine davacıya ait muayenehane işyerine komşu olan işyeri çalışanları ve muayenehane ile sürekli iş ilişkisi içinde olup çalışma nitelik ve süresini bilebilecek nitelikteki işyeri çalışanları tespit edilmeli, tespit edilen bu kişilerin tanık olarak duruşmalarda beyanlarına başvurulmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.