Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7644 E. 2023/143 K. – Menfii Tespit

Konu: Menfii Tespit Ve İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7644
Karar No
2023/143
Karar Tarihi
Konu
Menfii Tespit Ve İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1094 E., 2022/944 K. DAVACI/KARŞI DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ... DAVALI/KARŞI DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.12.2016 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/148 E., 2022/28 K. Taraflar arasındaki menfii tespit ve itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili asıl dava dosyadında; davacının kalp ve hipertansiyon hastası olduğunu, sağlık kurulu raporları ile kendisinin engelli olarak kabul edildiğini, engelli kimliği çıkartılarak engelli maaşının davacıya bağlandığını, davacının hastalığının tedavi ile geçmediğini, düzenli olarak ilaç kullanmak zorunda olduğunu, Bucak Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 29.04.2016 tarihli rapor ile %60 oranında özür oranın bulunduğunun tesbit edildiğini, askerlik görevini mitral kapak hastalığı nedeniyle yerine getiremediğini, TSK tarafından düzenlenen 25.01.1993 tarih 816 sayılı sağlık raporu ile bu hususun tespit edilerek kayıtlara geçirildiğini, davacının mevcut rahatsızlığının daha fazla ilerlememesi adına ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğunu, hastane tarafından %37 özür oranının tesbit edildiğini, bu durum üzerine davalı kurumun muhasebesi tarafından davacıya borç bildiriminin düzenlenerek tebliğ edildiğini, söz konusu raporda davacının özür oranının %40 ın altında olması nedeniyle kendisine ilgili borcun çıkartıldığını ve öngelli maaşınında kesildiğini, raporun kardiyovasküler sistemi balıklı kısmında %10+%30 ibaresi yer almakta iken sonuç kısmında %37 oranının tesbit edilmesi nedeniyle raporun çelişkili olarak düzenlendiğini, davacının kuruma borçlu olmadığının tesbiti, Birleşen dava dosyasında; davalının engelli raporunu da ekleyerek müvekkil kuruma verdiği 07.12.2015 tarihli dilekçe ile vergi indiriminden yararlanarak emekli olmak istediğini, davalının bu talebi üzerine dosyasında yapılan inceleme sonucu emekliliğe hak kazandığı tespit edilerek kendisine 09.12.2015 tarihi itibariyle emekli maaşı bağlandığını, bu defa müfettiş tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hakem hastane olan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen davalı için düzenlenen engelli sağlık kurulu raporuna istinaden özürlülük oranı %37 olarak belirlendiğini, engelli sağlık raporu için müvekkil kurum tarafından yapılan itiraz sonucu düzenlenen engelli sağlık raporunda engelli oranı %44 iken %37 olarak değişen ...'ın vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunup bulunmadığının Maliye Bakanlığı'na sorulduğunu, alınan 27.09.2016 tarih ve 96898 sayılı cevabi yazıda da davalının engelilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığının bildirdiğini, itirazın iptali ve haksız yere itiraz edildiğinden alacağın tamamının %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyan etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili tarafından asıl dava dosyasında verilen cevap dilekçesinde; davacının engelli raporunu da ekleyerek Kurumuma verdiği 07.12.2015 tarihli dilekçe ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu gereği vergi indiriminden yararlanarak emeklilik olmak istediğini beyan ettiği, Davacının bu talebi üzerine dosyasında yapılan inceleme sonucu davacının emekliliğe hak kazandığı tesbit edilerek kendisine 09.12.2015 tarihi itibariyle emekli maaşı bağlandığını, Müfettiş ... tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; müfettiş talimatıyla davacı ...'ın Burdur Devlet Hastanesinden almış olduğu 03.09.2015 tarih ve 571013 sayılı %44 engelli sağlık raporu için, Burdur İl Sağlık Müdürlüğü'ne Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi kapsamında itiraz edildiğini, itiraz neticesinde Burdur İl Sağlık Müdürlüğünce; ...'ın 03.09.2015 tarih ve 571013 sayılı raporu ile ilgili işlemleri tamamlanarak, hakem hastane olan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen davacı için düzenlenen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre,17.06.2016 tarih ve 7118 sayılı engelli sağlık kurulu raporuna istinaden özürlülük oranı %37 olarak belirlendiğini, vergi indiriminden yararlanarak emekli olabilmek için alınması gereken Engelli Sağlık Kurulu Raporlarına ilişkin usul ve esaslar 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinde düzenlendiğini, Söz konusu yönetmeliğin, "Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz" başlıklı 10'uncu maddesinde; "(1) Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna; özürlü, velisi veya vasisi veyahut raporu isteyen Kurum itiraz edebilir. İlgililer itiraz dilekçesi ve ilk özürlü sağlık kurulu raporunun tasdikli bir örneği ile birlikte, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne başvurur. İl Sağlık Müdürlüğünce, özürlü sağlık kurulu raporu alacak kişi en yakın farklı bir özürlü sağlık kurulu raporu vermeye etkili hastaneye gönderilir. İtiraz edilen özürlü sağlık kurulu raporu ile itiraz üzerine verilen özürlü sağlık kurulu raporundaki kararlar aynı yönde ise özürlü sağlık kurulu raporu kesinleşir." hükmü yer aldığını, Mezkûr yönetmelik hükmü gereği, 03.09.2015 tarihli ve 571013 sayılı engelli sağlık raporu için yapılan itirazımız sonucu düzenlenen 17.06.2016 tarih ve 7118 sayılı engelli sağlık raporuna istinaden engelli oranı %44 iken %37 olarak değişen ...'ın vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunup bulunmadığı Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kuruluna 05.08.2016 tarih ve 10696136 sayılı yazısı ile sorulduğunu, alınan 27.09.2016 tarih ve 96898 sayılı cevabî yazıda da kişinin engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığı bildirildiğini, Maliye Bakanlığı'nın bu cevabına istinaden emeklilik şartlarını kaybeden davacının aylığı, rapor tarihi olan 17.06.2016 tarihi esas alınarak durdurulmuş ve yersiz yapılan ödemeler için borç oluşturulduğunu, Kurumuca yapılan işlemler usul ve yasaya uygun olarak yapıldığından, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili tarafından birleşen dava dosyasında verilen cevap dilekçesinde müvekkilinin emekli aylığına hak kazanmasına esas alınan sağlık raporunu Yönetmeliğe göre yetkili olduğu öngörülen Burdur Devlet Hastanesinden aldığını, işbu raporla müvekkilin engellilik oranı %44 olarak belirlendiğini, yönetmelikle yetkili kılınan bir kurumdan alınan raporun tanzim şekli ve içeriğine müvekkilin bir müdahalesinin olamayacağının açık olduğunu, rapora itiraz edilmesi üzerine müvekkilin engel oranı yeni raporla vergi indirimi ve emekli aylığına hak kazanmak için öngörülen sınırın altına düşmüş olduğunu, bu husus da müvekkilin iradesi dışında gerçekleşen bir durum olduğunu, müvekkilce ya da davacı kurumca sebep olunmuş bir hata söz konusu olmadığından yersiz ödemeye dayalı olarak müvekkilin meşru bir hakkın kullanılmasıyla elde ettiği gelirin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla davacı yanın açmış olduğu haksız ve yersiz davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkememiz 2016/406 Esas 2018/717 Karar sayılı ilamında, Burdur Devlet Hastanesinin 571013 sayılı engelli sağlık kurulu raporunun Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca incelenmesi sonucu çalışma gücünü %44 kaybettiği belirtildiğinden 07.12.2015 tarihli talebine istinaden 01.01.2016 tarihinden geçerli olmak üzere davalı kurumca yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Daha sonra müfettiş tahkikatında davacının hakem hastanesi olarak ... Eğitim Araştırma Hastanesine, İl sağlık Müdürlüğünce sevki üzerine düzenlenen 17.06.2016 tarih 7118 sayılı raporda %37 çalışma gücü kaybına uğradığının tespiti üzerine davalı kurumca aylığının rapor tarihine göre durdurularak yerkiz ödenen aylıkların istirdadına gidilmiştir. Aylığın durmasına müteakip sigortalı çalışmaya başlamış ve 04.07.2017 tarih 1700741 defter nolu Burdur Devlet Hastanesinin çalışma gücünün %55 ini kaybettiğini gösterir raproup Maliye Bakanlığ Gelir İdaresi başkanlığınca %55 olarak onaylanması üzerine adı geçenin aylığının 01.10.2017 tarihinden itibaren tekrar bağlanmıştır. Burdur Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 04.07.2017 tarihli rapor ile davacının özür oranının %55 oranında kaybettiği tespit edildiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. ... Bölge Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi'nin 2019/183 Esas 2019/456 Karar sayılı ilamı ile ...Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme elverişli olmadığı, öncelikli olarak, davalı kurumca kesinti yapılmadığının anlaşılması üzerine verilmesi gereken karar, karar verilmesine yer olmadığına değil, davanın reddi olması gerektiği, davanın esası yönünden; davacının daha sonra aldığı raporda özür durumunun %55 olması gerekçesiyle davanın kabulü doğru olmadığı, sorunun 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayınlanan özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğin 10. maddesindeki prosedür uygulanarak çözülmesi gerektiği, İlk derece mahkemesince yapılacak işin; aylığın durdurulduğu 17.06.2016 tarihi itibariyle bu yönetmelik hükümlerine göre davacının meslekte kazanma güç kayıp oranını belirlemek, itiraz halinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor almak, bu rapor ile devlet hastanesi ve hakem hastanesi raporları arasında çelişki olursa Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan çelişkiyi gideren rapor almak ve sonucuna göre karar vermek olduğu.. Gerekçeleri ile mahkememiz ilamı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı neticesinde yapılan yargılama kapsamında, maluliyet oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için 31.08.2021 tarihli ATK 2. Üst Kurulundan raporda davacının maluliyet oranının %43 olduğu görülmüştür. Davalı birleşen dosyada davacı kurum tarafından alınan yazı cevabı uyarınca ve hesap dökümleri incelendiğinde kurumun davacıya Temmuz 2016-Aralık 2017 aralığında ödeme yapmadığı, davacının dava dilekçesinde yapılan kesintilerin ödenmesini talep ettiği bu anlamda alınan Atk raporu uyarınca davacının ödeme almaya hak kazandığı gerekçesiyle; Davanın kabulüne, Davacının borçlu olmadığının tespiti ile, Temmuz 2016-Aralık 2017 tarihleri arasında davacıdan yapılan kesintilerin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri Her ne kadar 19.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda özür oranının %43 olarak belirlenmişse de eksik inceleme yapıldığını kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, yasal mevzuata aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; davacının almakta olduğu engelli maaşının davacının özür oranının %40 ın altında olması nedeniyle kesilerek, davacı adına borç tahakkuk ettirildiğini beyanla, davacının borçlu olmadığının tespiti ile yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Birleşen dava; davalı kurumun davacı adına tahakkuk ettirildiği Temmuz 2016-Aralık 2017 kesinti borç miktarını icraya koymak suretiyle tahsilini amaçladığı ancak davacının itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın tamamının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7644, K. 2023/143, T. 11.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-7644-e-2023-143-k-1e946e69ea5d