Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/4119 E. 2022/10414 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4119
Karar No
2022/10414
Karar Tarihi

Mahkemesi : ... 36. İş Mahkemesi

Dava, geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve sürekli iş göremezlik oranın tespiti istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.'nin alt işvereni ... A.Ş.'de çalışırken 09.09.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin yoksul bir kişi olduğunu, iş kazası sebebi ile sağlığını yitiren müvekkilinin mağdur olduğunu, davalılar hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, iş kazası geçiren müvekkilinin sürekli iş görmezlik gelirinin bağlanması amacı ile SGK'ya başvurduğunu, müvekkilinin başvurusunun gerekçesiz olarak haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini beyan ederek, müvekkilinin 09.09.2013 ve 20.11.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğinin, uğradığı çalışma gücü kaybı ve maluliyetin tespitine, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nca tanzim edilmiş 07/08/2015-104632/29/İR/28 sayılı inceleme raporunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP Davalı ... Hiz. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın tanzim ettiği inceleme raporu yerinde olup, davacının asılsız iddialarının ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından yapılan şikayet üzerine ... 85. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2014/372 E. sayılı dosya nezdinde yapılan yargılama sonucunda müşteki ...'nın asılsız iddiaları subüt bulmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, davacının iş kazası'na ilişkin iddaları bir kez daha ispatlanamadığını, davanın tamamen gerçeklikten uzak olan ve ispata yarayan hiç bir tutarlı delil içermeyen asılsız iddialara dayalı olarak açıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketin 3. kişilere ait işyerlerinde hizmet sözleşmesine istinaden 16.04.2013-07.02.2014 tarihleri arasında sevkiyatçı olarak çalıştığını ancak davacının 23.09.2013 tarihinden itibaren sürekli olarak çeşitli nedenlerden dolayı rapor aldığı için iş sözleşmesinin geçerli nedenlerle 17.01.2014 tarihinde feshedildiğini, davacı tarafın 09.09.2013 tarihinde yaşamış olduğu bir iş kazası bulunmadığı gibi söz konusu duruma ilişkin müvekkili şirkete de bir bildirimde bulunulmadığını, dosyada bulunan sağlık raporlarından da görüleceği üzere davacı taraf ilk olarak 23.09.2013-28.09.2013 tarihleri arasında “hastalık” raporu aldığını, hiçbir şekilde iş kazasına ilişkin olmayan bu rapor türü yine çeşitli tarihlerde alınarak müvekkili şirkete sunulduğunu, davacının hastalık sigortası kapsamında olan bir rahatsızlığı olduğunu, ve bu rahatsızlığını 28.09.2013 ve 04.11.2013 tarihinde geçirmiş olduğunu iddia ederek iş kazası nedeniyle iş kazası sigortası kapsamında değerlendirilmek üzere sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanmaya çalışmayı hedeflediğini, hem başvuruları hem de verdiği ifadeler apaçık şekilde çelişkili beyanlarla dolu olduğunu, ... 85. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/372 E. sayılı dosyasında, şirket yetkilileri hakkında verilen her türlü şüpheden uzak delil elde edilmemesi nedeniyle beraat kararı verildiğini, davacının açıkça; 09.09.2013 – 28.09.2013 veya 04.11.2013 tarihlerinde iş kazası olarak değerlendirilebilecek bir olaya maruz kalmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalıya ait işyerinde geçirdiğini iddia ettiği iş kazasının tespiti ve sonucunda maluliyet oranının tespiti talep ettiği huzurdaki davanın yasal dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz olduğunu, 5510 sayılı Yasanın ilgili maddeleri uyarınca bir olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi için bir olay sonucu beden ve ruhça arızaya uğraması hali olması gerektiğini, ayrıca olay ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunması gerektiğini beyanla davanın reddini, şayet dava kabul edilecek ise müvekkili kurumun iş bu dava ile konuya vakıf olduğu, dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek müvekkili kurum aleyhine yargılaya giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI “Davanın kabulü ile davacının 09/09/2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve maluliyet oranının %19,2 olduğunun tespitine,” karar verilmiştir. B-BAM KARARI “... 36. İş Mahkemesi'nin 16/06/2020 tarihli, 2017/163 Esas - 2020/144 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... Grosmarket ... Alışveriş Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ...Ş. vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasa'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı ... Grosmarket ... Alışveriş Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olmadığını, olayın iş kazası niteliğine haiz olmadığını, Adli Tıp Kurumu raporları dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, sigortalının geçirmiş bir iş kazası bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu raporları dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurumun inceleme raporu dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları'na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanunun 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu'nun 26. maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. Mahkemece, davacının 09.09.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne varki, dosya kapsamında bulunan Adli Tıp Kurumu raporlarında davacının 09.01.2009 tarihinde Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunca yapılan ortopedik muayenesinde 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde diz hareket kısıtlılığı tespit edilememiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı öncesinde SGK’nun raporunun geçerli olduğunun bildirilmesi karşısında, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan davacının iyileşip iyileşmediği, öngörülen iyileşme süreci öncesi ve sonrasında sürekli iş göremezlik durumu mevcut ise sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihinin kesin olarak belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/4119, K. 2022/10414, T. 13.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-4119-e-2022-10414-k-fb55e4d8056e