Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/13930 E. 2023/2233 K. – Rücuan Tazmina
Konu: Rücuan Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13930
- Karar No
- 2023/2233
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuan Tazminat
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/493 E., 2022/550 K. ... ... KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/139 E., 2019/255 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı kurum ve davalılardan ... Yapı Madencilik Mühendislik Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum ve davalılardan ... Yapı Madencilik Mühendislik Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... unvanlı işyeri çalışanlarından sigortalı ...'nun 24.01.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle, hak sahiplerine 174.968,74 TL ilk peşin değerde gelir bağlandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 34.993,75 TL kurum alacağının yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken mütesilsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. 23.09.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda talebini arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... ... vekili: Davacının talebini açıklaması gerektiğini, açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davayı ve kusuru kabul etmediklerini, kazanın işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Yapı Madencilik vekili: Belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, işçilere gerekli tüm eğitimlerin verildiğini, işverenin gerekli tüm tedbirleri aldığını, kazanın işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...Mühendislik İnş. San. vekili: ...'nun müvekkil şirket çalışanı olmadığını, hak sahipleri tarafından işverene karşı açılan tazminat davası varsa bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını, davayı ve kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 139.974,98 TL peşin sermaye değeri için onay tarihi olan 19.06.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve Davalı ... Yapı ve ...Mühendislik vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili; Kurum sigortalılarından ...'nun 24.01.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsilini temin için ... 1.İş Mahkemesi’nin 2018/139 Esasına kayden açılan davada alınan bilirkişi raporu ile davalılardan alt işveren ... ...' in %60, diğer diğer davalılar asıl işveren ...Mühendislik İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Yapı Maden. Müh. Nakl. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.' nin %20 olmak üzere toplamda davalıların %80 oranında, müteveffa işçi ...' nun ise %20 oranında kusurlu oldukları tespit edildiğini, sigortalıya verilen kusurun fazla olduğunu, işverenin %100 kusurlu olduğunu, kurum alacağının bu kusur oranına göre hesap edilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... Yapı ve ...Mühendislik vekili; Yerel mahkemece, kazanın kaçınılmazlık sonucu meydana gelmiş olduğu vak'ası hükme esas alınmadığını, iş kazasının meydana gelmesinde, müvekkili işveren tarafından alınması gereken her tür tedbir alındığı, buna rağmen kaza çalışanın kusurlu hareketi sebebiyle meydana geldiğini, müvekkil şirketin ortağı olduğu adi ortaklık tedbir alma yükümlülüğünü yerine getirmiş olup, işverenlere kusur atfı hatalı olduğunu, kanun ve mevzuat hükümlerine uygun olarak çalışanlarının sağlık ve güvenliğine azami önem gösterip, bu hususta her tür tedbiri aldıklarını, müteveffa işçiye ait personel özlük dosyasından da görüleceği üzere, kendisine baret başta olmak üzere iş ayakkabısı, yelek, iş eldiveni, emniyet kemeri, toz maskesi ve gözlüğü verildiğini, bunun yanı sıra işe girişte işyeri ve çalışma koşulları ile ilgili olarak oryantasyon eğitimi verildiğini, yüksekte çalışma talimatı ile iş sağlığı ve güvenliği talimatı tebliğ edildiğini, diğer davalı ... İnşaat'ın söz konusu saha için hazırladığı iş kazası, yangın, yüksekten düşme, yaralanma ve meydana gelebilecek sair durumları kapsayan tehlikelere göre risk seviyelerini bildiren "Risk Değerlendirme Raporu" mevcut olduğunu, ayrıca içlerinde iş güvenliği uzmanı, mühendis, iş yeri hekimi gibi kişilerden müteşekkil bir risk değerlendirme ekibi de kurulduğunu, tüm davalılar gibi işveren sıfatını haiz ... İnşaat da üzerine düşen kanundan ve mevzuattan doğan her yükümü yerine getirdiğini, kurum sigortalısı kazazede olayda tam kusurlu olduğunu, diğer davalı ... İnşaatla ... Yapı-...Mühendislik adi ortaklığının imzaladığı sözleşme gereği iş kazalarından dolayı doğan tazminat sorumluluğundan tek başına ... inşaat mes'ul olduğunu, ... Yapı-...Mühendislik A.Ş Adi Ortaklığı ile ... İnşaat (... ...) arasında 01.07.2016 tarihinde imzalanan Emlak Konut Ispartakule Evleri 1.Etap 1. Kısım konut ve ticaret inşaatları ile altyapı ve çevre düzenleme inşaatlarının konvansiyonel kalıp işleri sözleşmesinin işin yürütülmesi sırasında kaza olması başlıklı 13 üncü maddesinde; "taşeron çalışmaları sırasında kazalara karşı iş mevzuatının gerektirdiği de dahil olmak üzere her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Olabilecek iş kazalarından ve bu kazaların neden olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere yapılacak her türlü tazminat ödemeleri ve zararlardan doğrudan doğruya taşeron sorumlu olacak ve yürürlükte bulunan yapı işlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü hükümlerine uyacaktır. Bu gibi kazalardan dolayı işveren, kazada yaralanan veya sakat kalan işçilere ya da hak sahiplerine tazminat ödemek zorunda kalırsa bundan dolayı taşerona rücu etme hakkına sahip olacaktır. Ayrıca, Taşeronun teminatları bu kazadan doğacak muhtemel tazminat talepleri için tutulacaktır." hükmü mevcut olduğunu, kararın istinaf yoluyla kaldırılmasına; yeniden yapılacak yargılama sonucunda davanın reddine; yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ... Yapı Madencilik Mühendislik Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararının bozulması istemiştir. 2.Davalı ... Yapı Madencilik Mühendislik Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti vekili özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21/1 ve 21/4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 üncü maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 53 üncü madde) hükmü uyarınca hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof. Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61 ) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi hükmüne göre, kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini hususunda hukuk hakimi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesinde saptanan maddi olgularla bağlı olduğundan, mahkumiyetin kesinleşmesi halinde mahkum olanlara az da olsa bir miktar kusur verilmesi gerekmektedir. 2. Eldeki dava dosyası incelendiğinde, kusur raporunun oluşa uygun olmadığı ve taraf sorumluluklarının isabetli bir şekilde belirlenemediği anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru irdelenerek, olayın niteliği, davalıların ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak mevcut dosya sigortalısının davaya konu olayla ilgili ceza dava dosyası incelenmeli, bu davadaki verilen karar ve raporlar celbedilip, ceza dosyasında kusurlu oldukları iddiasıyla haklarında kamu davası açılan şahısların 3. kişi sıfatıyla kusurlu olup olmadıkları, şahsi kusur durumlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden, kusur oranlarının her bir davalı için ayrı ayrı belirlendiği uygun bir kusur raporu alınarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi ...