Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/13287 E. 2023/9143 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13287
Karar No
2023/9143
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/710 E., 2022/32 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların Kurumdan tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin ... 1. İş Mahkemesi'nin 2013/784 esas ve 2015/488 karar sayılı dosyada mevcut taleple dava açıldığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, yerel mahkemenin kararının Yargıtay incelemesinden geçerek onandığını, ancak bahsi geçen dosyada müvekkilinin diğer taleplerinin kararda belirtildiğini, ancak davaya konu emeklilik basamağının 19 uncu basamak olarak düzeltilme isteğinin kabul edilmesine rağmen karar açıklanırken unutulduğunu, kararın bu şekilde kesinleştiğini, müvekkilinin 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9 uncu madde gereğince basamak yükseltilmesi için yapılması gereken ilave 3 yıl prim ödeme gereğini yerine getirdiğini ve basamak yükseltme dilekçesi de verdiği halde Bağkur Genel Müdürlüğü'nün maaş bağlama talimatında basamağının 19 gözükmesine rağmen kurumca halen 18. basamaktan ödeme yapıldığını, ... 1. İş Mahkemesi tarafından kabul edilmesine ve Yargıtay'ca talep konusu açıkça belirtilerek kararın onanmasına rağmen karardaki eksiklik nedeniyle sadece eksik yatan maaşların müvekkiline ödendiğini, ancak katsayı değişikliği yapılmadığını, müvekkilinin halen eksik maaş aldığını belirterek, emekli maaşı bağlanma basamağının Mülga 1479 sayılı Kanun'un geçici 11 inci maddesine göre davacının 01.01.2000 öncesi ve sonrası yaşlılık aylığının 19. basamak üzerinden bağlanması gerektiğinin tespitine ve aksi yöndeki kurum işleminin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin bozmadan önceki kararı ile "...Mahkememizin 2013/784 esas ve 2015/488 karar sayılı dosyanda; davacı ... tarafından, davalı SGK aleyhine 24.10.2013 tarihinde açılan davada, davacı, tahsis talep tarihi olan 31.05.2000 tarihi itibariyle emekli olduğu basamağın 19.basamak olarak tespiti ile emekli olduğundan bu güne kadar yanlış ve hatalı olarak 18.basamaktan emekli maaşı ödemesi yapıldığından emekli maaşına esas 19. basamak olarak tespit edildiği takdirde bu basamak farkından kaynaklanan emekli olduğu tarihten dava tarihine kadar yapılan eksik ödemelerin de tespit edilerek, bu alacağına karşılık şimdilik, 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemli dava açtığı, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacının emeklililik aylığının 19. basamak üzerinden bağlanması gerektiği esas alınarak, davanın kabulü ile; 9.693,20 TL asıl alacak ile dava tarihine kadar hesaplanan 4.779,70 TL yasal faiz olmak üzere toplam 14.472,90 TL'nin asıl alacak miktarı olan 9.693,20 TL'ye dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.07.2018 tarih ve 2015/22682 Esas-2018/6555 Karar sayılı ilamıyla onandığı görülmüştür. Yukarıdaki kesinleşmiş hüküm içeriğine rağmen, davacının emeklilik basamağının 19. basamak olduğu konusunda hüküm fıkrasında bir ibare yer almaması nedeniyle, davalı SGK'nun uyuşmazlık çıkardığı, bu bakımdan davacının kesinleşmiş mahkeme hükmüne rağmen eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne, davacının, emekli maaşı bağlama basamağının Mülga 1479 sayılı Kanun'un geçici 11 inci maddesine göre 01.01.2000 tarihi öncesi ve sonrası dönemde yaşlılık aylığının 19. basamak üzerinden bağlanması gerektiğinin tespitine..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesinde verdiği kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya konu olan kararın ile; "....... Bölge Adliye Mahkemesince davanın, davacıya 19. basamaktan aylık bağlanması gerektiğinin tespiti davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı SGK vekilince istinaf edilmiş olduğunu belirtmiştir. Davanın dayanağını 1479 sayılı Kanun hükümleri oluşturmaktadır. Esasen davacı bu talebi de kapsayacak şekilde daha önce de dava açmış ancak ... 1. İş Mahkemesi'nin 2003/784 esas sırasında görülen davada talep sonuçlarından olan bu talep hakkında karar verilmemiş, karar davalı SGK vekilinin istinafı üzerine onanmıştır. Bu talep sonucu hakkında karar verilmediğinden kesin hükmün varlığından söz edilemez. Delil dosya da alacak miktarı belirlenirken davacının 19. basamakta olduğu kabul edilmiştir. Bu itibarla sonuç olarak ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce; "...Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Eldeki davada, 19. basamaktan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile basamak farkı nedeniyle oluşan fark aylıklarının yasal faiziyle tahsili istemine ilişkin açtığı davada verilen 16.09.2015 tarihli kararın kesinleştiği anlaşılan davacının, tahsis talep ettiği 31.05.2000 tarihi itibariyle emekli olduğu basamağın 19. basamak olarak tespitini talep ettiği anlaşılmakta ise de, mahkemece davacının aylığına esas basamak ile basamak seyrinin kesinleşen mahkeme kararı da dikkate alınarak, (01.06.1997 tarihinde 17. basamak şeklinde) hüküm fıkrasında gösterilmesi ve infaza elverişli şekilde karar tesisi gerekirken, yazılı şekilde infazı mümkün olmayacak şekilde “davacının 01.01.2000 öncesi ve sonrası yaşlılık aylığının 19. basamak üzerinden bağlanması gerektiğinin tespitine” dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçeleri ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava, davacının yaşlılık aylığının 19.basamak üzerinden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizin 2013/784 esas ve 2015/488 karar sayılı dosyasında; davacı ... tarafından, davalı SGK aleyhine 24.10.2013 tarihinde açılan davada, davacı, tahsis talep tarihi olan 31.05.2000 tarihi itibariyle emekli olduğu basamağın 19. basamak olarak tespiti ile emekli olduğundan bu güne kadar yanlış ve hatalı olarak 18. basamaktan emekli maaşı ödemesi yapıldığından emekli maaşına esas 19.basamak olarak tespit edildiği takdirde bu basamak farkından kaynaklanan emekli olduğu tarihten dava tarihine kadar yapılan eksik ödemelerin de tespit edilerek, bu alacağına karşılık şimdilik, 1.000TL nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemli dava açtığı, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacının emeklililik aylığının 19. basamak üzerinden bağlanması gerektiği esas alınarak, davanın kabulü ile; 9.693,20 TL asıl alacak ile dava tarihine kadar hesaplanan 4.779,70 TL yasal faiz olmak üzere toplam 14.472,90 TL'nin asıl alacak miktarı olan 9.693,20 TL'ye dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 16.07.2018 tarih ve 2015/22682 Esas-2018/6555 Karar sayılı ilamıyla onandığı görülmüştür. Yukarıdaki kesinleşmiş hüküm içeriğine rağmen, davacının emeklilik basamağının 19. basamak olduğu konusunda hüküm fıkrasında bir ibare yer almaması nedeniyle, davalı SGK'nun uyuşmazlık çıkardığı, bu bakımdan davacının kesinleşmiş mahkeme hükmüne rağmen eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne ve davacının tahsis talep tarihi olan 31.05.2000 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının 19. gelir basamağı üzerinden bağlanması gerektiğinin tespitine,..." dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: bozma kararından sonra verilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacının talebinin belirttiği şekli ile uygulanması suretiyle mümkün olmadığını, buna mevzuatın izin vermediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazanılan fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ve 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci ve ek 39 uncu maddesi ile 5434 sayılı Kanun'un 32 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 2.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) 3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 4.Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, davacı hakkında bağlanan aylığın basamak seyrinin karar yerinde gösterilmemesi kararın infazı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabileceği dikkate alınmalı ve davacının talebi ile kesinleşen mahkeme kararı dikkate alınarak, infazı mümkün şekilde ve uyulan bozma ile oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde, (davacının 01.06.1997 tarihinde 17. basamak, 01.06.1998 tarihinde 18. basamak, 01.06.1999 tarihinde de 19. basamakta olduğunun ve davacıya 01.06.2000 tarihi itibari ile bağlanan aylığın 19. basamaktan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine şeklinde) yeniden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13287, K. 2023/9143, T. 03.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-13287-e-2023-9143-k-8189f90a256b