Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/12725 E. 2023/3545 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12725
- Karar No
- 2023/3545
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/401 E., 2022/294 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali ve itirazın iptalidavasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, kapatılan Yargıtay 21. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı -karşı davacı ... Bşk. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde özetle, fiili olmadığı gerekçesiyle hizmeti iptal edip yaşlılık aylığını kesen kurum işleminin iptaliyle aylığı kesildiği tarihten itibaren bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle ödenmesini, SGK Bşk. vekili birleşen dava dilekçesinde özetle, davalıya yersiz ödenen aylıkların tahsili istemli başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Taraflar aleyhlerine açılan davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 1-Davacının davasının kabulü ile davacı ...'nın 10.06.2009 tarihli müfettiş raporuna bağlı olarak 11019606-3301 sicil nolu işyerinde geçen 213 günlük hizmetinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, 2-Birleşen 2012-488 esas sayılı dosyada SGK kurumu tarafından açılan Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2012/185 Esas sayılı dosyası yönünden açılan itirazın iptali istemli davanın reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde SGK Bşk. vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında; "Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.04.2005- 03.11.2005 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının SGK inceleme raporu sonucu “gerçek bir çalışma olmadığı” gerekçesiyle iptal edildiği, sonucunda yaşlılık aylığının da iptal edildiği, yaşlılık aylığı almakta olan davacıya iptal edilen sigortalılık süreleri nedeniyle yersiz ödenen yaşlılık aylığı toplamı olarak 23.220,51 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacının 01.06.1982- 12.04.1985 tarihlerinde “kaymonet işletmesi, 24.03.1997- 29.03.2004 tarihlerinde “taksi işletmesi” sebebiyle vergi kaydının bulunduğu, ilgili meslek odası kaydının da 17.02.1997 tarihinden itibaren devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının iptal edilen sigortalılık süresinden önce uzun yıllar şoförlük yaptığı, dinlenen tanıkların da davacı gibi sigortalılıklarının “gerçek çalışma olmadığı” gerekçesiyle iptal edildiği göz ardı edilerek, davacının bildiriminin yapıldığı “muhasebe” işyerinde çalışan ve hizmetleri iptal edilmemiş diğer bordro tanıkları dinlenmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. Yapılacak iş; çalışmanın geçtiği işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarının tamamını getirtmek, kurum tarafından çalışması iptal edilmemiş bordro tanıklarını re’sen belirleyerek beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarına davacının çalışmasının mahiyetini açıklattırmak, bunun yanı sıra davacının sigortalılığının iptal edildiği 1019606.33.01 sicil numaralı işyerinin “muhasabe”işi ile iştigal ettiği ve davacının öncesinde uzun yıllar “şoförlük” mesleğini yaptığını, uzun yıllar bu işi yapan bir kimsenin sözkonusu işyerinde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığını değerlendirip bu hususu göz önünde bulundurarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir" gerekçeleriyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1-Davacının davasının kabulü ile davacı ...'nın 10.06.2009 tarihli müfettiş raporuna bağlı olarak 11019606-3301 sicil nolu işyerinde geçen 213 günlük hizmetinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, 2-Birleşen 2012/488 Esas sayılı dosyada SGK kurumu tarafından açılan Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2012/185 Esas sayılı dosyası yönünden açılan itirazın iptali istemli davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı ... Bşk. vekili, ceza mahkemesi kararının kesin delil kabul edilemeyeceği, tanıkların taraflı beyanda bulundukları, kurumca yapılan yestiplerin aksinin ispat edilemediği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının kurumca iptal edilen hizmetlerinin gerçek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 ve 59 uncu madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) 3. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 4. Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 5. Mahkemece her ne kadar davacı hakkında yapılan ceza yargılamasında verilen beraaat kararı hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmişse de ceza mahkemesi karar içeriğinde davacının dava dışı işyerinde fiilen çalıştığına yönelik maddi olgu kabul edilip kesinleşmediğinden, bu karara dayanılamayacağı gözetilmelidir. 6. Mahkemece uyulan bozma ilamı gereği, çalışmanın geçtiği işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarının tamamı getirtilmeli, kurum tarafından çalışması iptal edilmemiş bordro tanıkları re’sen belirlenerek beyanları alınmalı, bordro tanıklarına davacının çalışmasının mahiyeti açıklattırılmalı, davacının sigortalılığının iptal edildiği 1019606.33.01 sicil numaralı işyerinin “muhasabe”işi ile iştigal ettiği ve davacının öncesinde uzun yıllar “şoförlük” mesleği yaptığı, uzun yıllar bu işi yapan bir kimsenin sözkonusu işyerinde çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı değerlendirilip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.