Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/12026 E. 2023/3780 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12026
Karar No
2023/3780
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/70 E., 2021/100 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde davalı kurum tarafından davacı şirketin taşınır, taşınmaz malları ve banka hesaplarına konulan haciz işlemlerinin iptaline, davacı ...'ın emekli maaşına konulan haciz işleminin iptaline, emekli maaşından yapılan 6.316,84 TL kesintinin iadesi istemli davada İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda,davanın davacı şirket yönünden reddine, davacı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili davalı kurum tarafından 25.12.2006 tarih 2006/28 İş no ve 27/23 GDR raporuna istinaden davacı şirket aleyhine idari para cezaları tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen idari para cezasına ilişkin olarak davacı şirkete ait araçlara, taşınmazlara ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, ayrıca şirket yetkilisi davacı ...'ın emekli maaşından kesinti yapılmaya başlandığını, tahakkuk ettirilen idari para cezalarının ... 1. İdare Mahkemesinin 2012/1212 Esas, 2012/1657 Karar ve ... 2. İdare Mahkemesinin 2011/631 Esas, 2012/1513 Karar sayılı ilamları ile iptal edildiğini, idari para cezalarının iptali sonucunda para cezalarının geriye dönük olarak doğurduğu bütün sonuçların eski haline getirilmesi gerektiğini, 21.03.2013 tarihinde ilgili kuruma dilekçe ile başvurarak idari para cezalarının iptal edildiğini hatırlatarak davacı şirkete ait araçlar, taşınmazlar ve banka hesapları üzerindeki hacizlerin kaldırılması, davacı ...'ın emekli maaşından yapılan haciz kesintisinin kaldırılması ve idari para cezasının diğer sonuçlarının eski hale getirilmesinin talep edildiğini, yazılı başvurularına rağmen davacının emekli maaşından kesinti yapılmaya devam edildiğini ve hacizlerin kalkmadığını, 09.04.2013 tarihinde kuruma yeri bir dilekçe sunularak aynı taleplerin dile getirildiğini, bugüne kadar davacı ...'ın maaşından yapılan 6.316,84 TL nin iadesini talep ettiğini, kuruma verilen dilekçenin ardından 13.04.2013 tarihinde davalı şirket adına düzenlenen 26.02.2013 tarihli 2013/60720 Esas, 2013/60721 takip numaralı dosyalarına ilişkin 8.202,90 TL ve 627,07 TL bedelli ödeme emri gönderildiğini, davalı kurumca kesinleşmiş bir icra takibi dahi bulunmaksızın davacının maaşından kesinti yapıldığını, davalı kurum tarafından mahsup ettiği iddia edilen işsizlik sigorta primlerinin iptal davasının 19.04.2013 tarihinde ... 1. İş Mahkemesinin 2013/356 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü, 14.04.2013 tarihinde ... 2. İdare Mahkemesinin 2013/612 Esas sayılı açılan davanın 30.05.2013 tarihinde görev yönünden reddine karar verildiğini ileri sürerek; davalı kurum tarafından davacı şirketin taşınır, taşınmaz malları ve banka hesaplarına konulan haciz işlemlerinin iptaline, davacı ...'ın emekli maaşına konulan haciz işleminin iptaline, emekli maaşından yapılan 6.316,84 TL kesintinin iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kurumun Antaya İl Müdürlüğü İşverenler Servisinin 11.10.2012 tarihli yazısına istinaden icra dosyasına konu olan idari para cezalarının iptal edildiğini ve davacının emekli aylığı üzerindeki haczin kaldırıldığını, ancak 1086242.07 nolu işyeri dosyasında işlem gören Haliloğulları Tur. Tic. Ltd. Şti.'nin 2004/6-7-8-9-10-11-12 nci dönemlerine ilişkin 2013/60720 ve 2013/60721 sayılı icra takibine konu olan kurul alacağı nedeniyle davacının emekli aylığından kesinti yapıldığını, kurumca davacı aleyhine 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 ve 5510 sayılı Kanun'un 88 ve 93 üncü maddelerine göre icra takibi başlatıldığını, kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2013/431 E. 2016/49 K. sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 03.10.2018 tarihli ve 2016/7241 E. 2018/7466 K. sayılı ilamında "...Eldeki davada, dosya arasında bulunan belgelere göre, davacı limited şirkete, şirketin işyeri nedeniyle Kuruma karşı olan prim ve işsizlik prim borçlarının takip konusu yapıldığı, yapılan takip kapsamında şirket tüzel kişiliğine gönderilen ödeme emrinin iptali için şirket tarafından dava açıldığı, ancak 7 günlük hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddedildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği görülmekle, söz konusu ödeme emrine konu borçları nedeniyle şirketin taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine konulan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından Mahkemenin davacı şirket yönünden davanın reddine dair vermiş olduğu karar isabetlidir. Öte yandan, davacı ... yönünden ise, yetkilisi olduğu limited şirketin işyeri nedeniyle Kuruma karşı olan borçların takip konusu yapıldığı ancak, davacı adına tanzim edilerek davacıya usulüne ve sorumluluk nedenini belirtir bir şekilde tanzim ve tebliğ edilmiş bir ödeme emrine dosya arasında rastlanılmadığı halde mahkemece davacı hakkında ödeme emri tanzim edildiği ve usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de, verilen kararın eksik inceleme ve yazılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 6183 sayılı Kanun'a uygun şekilde haciz yapabilmek için usulünce bir ödeme emrinin tebliği gerektiği dikkate alınarak mahkemece öncelikle yapılan haczin usulüne uygun olup olmadığının tespiti bakımından, haciz kararında ilgi tutulan 2013/60720 ve 2013/60721 sayılı takipler nedeniyle davacı adına tanzim edilmiş bir ödeme emri tebliğinin varlığının Kurumdan sorulmak suretiyle araştırılması, var ise hak düşürücü süre irdelemesi yapılması, yok ise, bulunmaması ve davacı hakkında ihtiyati haczin de olmaması halinde davanın kabulü gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"..Tüm yukarıda açıklananlar, Yargıtay Bozma İlamı ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kurumca davacı ...'ın emekli maaşından kesinti yapılmadan önce usulüne uygun olarak yapılmış bir ödeme emri tebliği bulunmadığı anlaşıldığından kurumca davacı ...'ın emekli maaşından yapılan 6.316,84 TL kesintinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a iadesine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesiyle; 1. Davacı şirket yönünden davanın reddine, 2.Davacı ... yönünden davanın kabulü ile davacının emekli maaşından yapılan 6.316,84 TL kesintinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili, ... yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı şirketin taşınır, taşınmaz ve banka hesapları ile davacı gerçek kişinin emekli maaşına konan haczin kaldırılması ile ücretinden yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 506 sayılı Kanun'un 80/12 nci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada ...'ın yaşlılık aylığına kona hacze konu takip dosyaları, başkaca takip dosyalarının olup olmadığı da araştırılmak suretiyle açıkça belirlenmeli, belirlenecek takip dosyaları üzerinden davacı ...'a usulüne uygun ödeme emirlerinin tebliğ edilip edilmediği ile borç miktarı net şekilde belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. 2.Kabule göre de, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen vekille kendini temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsizdir. 3.Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler dikkate alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12026, K. 2023/3780, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-12026-e-2023-3780-k-335a9bed101c