Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/10880 E. 2022/13135 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10880
- Karar No
- 2022/13135
- Karar Tarihi
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi No : Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince, istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı, davalı iş yerine ait apartmanda, 21/09/1998-30/05/2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP Davalı apartman yöneticisi cevap dilekçesinde özetle; davacının 22/08/2003-06/10/2010 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, bu süre dışında herhangi bir çalışması olmadığını ve 06/03/2010 tarihinden itibaren aynı mahallede bulunan ... isimli kişinin yanında hasta bakıcı olarak çalıştığının 06.10.2010 yılından sonra faturaları üstüne almasını, kendi faturalarının bedellerini Ödemesi karşılığında çocuklarının okul hayatı düşünülerek kapıcı dairesinde kalmalarına müsade edildiğini, apartmanın sadece 15 hane olduğunu, 05.03.2010 tarihli yönetim defterinde kapıcının kendileri için lüks olduğunu dair karar alınarak davacının görevine son verildiğini, davalı apartman yönetiminin 1998 yılında temizlik için bir sigortalı çalışanının olduğunu, aynı iş için iki kişiyi çalıştırmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın hizmet akdinin sonlanma tarihi olan 06.03.2010 tarihi itibariyle mahallede bulunan ... isimli kişinin yanında hasta bakıcı olarak çalıştığını belirtmiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-MAHKEME KARARLARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davacının bildirim yapılan süreler yönünden dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı, bildirim yapılmayan süreler yönünden ise çalışma iddiasını tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispatlayamadığı gerekçesi ile, davanın reddine dair karar verilmiştir. Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışma olgusunu ispatlar nitelikteki ifadelerin göz ardı edildiğini, davacının ücreti ve sigorta primlerine ilişkin kararlar alındığını, herhangi bir ücret alınmadan ve hiç kimse tarafından tanınmayan bir kişinin kapıcı dairesinde yaşamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 1998-2016 yılları arasında davalı sitenin kapıcı dairesinde bir ücret ödemeden oturduğunu, kapıcılık kapsamında çöp toplama, merdiven temizleme, bahçe temizliği, merkezi ısıtma sistemiyle ilgilenme gibi işleri yapmak suretiyle çalıştığını belirterek; istinaf yoluna başvurmuştur. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile kararın ortadan kaldırılarak; ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.”Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının 06.03.2010 tarihinden sonraki dönem ve 22.08.2003 tarihi öncesi dönem çalışmasının bulunmadığına yönelik tespit doğru ise de; 22.08.2003 ile 06.03.2010 tarih aralığı dönem yönünnden davacının bildirimleri dışında tam süreli çalışıp çalışmadığına yönelik araştırma yeterli değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının kapıcılık yaptığını iddia ettiği apartmanda oturması ve apartmanın 15 haneden oluşması karşısında, davacının ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı apartmanda çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, her gün düzenli şekilde çöp toplama, apartman iç ve dış bölgelerinin temizliğini yapma ve şekli, kalorifer yakma, apartman sakinleri için alışveriş yapma, market ihtiyaçlarının alımı gibi hizmetleri yerine getirip getirmediği hususları araştırılmalı, davacının yaptığı iş, davalı işyerinde hangi işleri yaptığı somutlaştırılarak periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yapıldığı ve bunun için ne kadar zaman harcandığı araştırılmalı, kalorifer yakma dönemleri valilikten sorulmalı, davacı ve davalı tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinilmeyip, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan sakinlerinden de kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, keza civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu yada yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Dairesi kararının HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.