Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/3442 E. 2024/10866 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3442
Karar No
2024/10866
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2016/133 E., 2017/1358 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/307 E., 2016/276 K.

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... SSK sicil numarası ile 01.07.1975 - 31.01.2012 tarihleri arasında fasılalı SSK statüsünde çalıştığı, 01.02.2002 -09.09.2002 -11.09.2002, 14.04.2006 - 02.12.2006 - 28.02.2009, 2001 - 2011 tarihleri arası SSK'lı çalışmadığı günler arası için ... Tarım Bağ no ile 6 yıl 5 ay 10 gün Tarım Bağ-Kurlu olduğu ve Tarım Bağ-Kur primlerini ödediği ve SSK statüsünde emekli hakkını kazandığından tahsis dilekçesini 2012 yılı Ocak ayında verdiği, 01.02.2012 tarihinden itibaren maaş bağlanmasını beklerken davalı Kurumun davacıya yatırılan paranın fazla olduğunu belirterek davacıdan dilekçe aldığı ve fazla paranın iade edileceğini söylediği, ancak davalı Kurumun davacıya Tarım Bağ-Kur günlerinde yeni düzenleme yapıldığı ve 01.06.2004 - 14.04.2006; 02.12.2006 - 28.02.2011 tarihler arası Tarım Bağ-Kurlu olduğu, bu durumda son 3.5 yıl Tarım Bağ-Kurlu günlerin fazla olması nedeniyle SSK statüsünde emekli olamayacağını belirttikleri, davacının SSK statüsünde emekli olacağından, davalı Kuruma müracaat edip Tarım Bağ-Kurlu günlerini istemesi üzerine 01.02.2002 - 09.09.2002 - 11.09.2002, 14.04.2006 - 02.12.2006 - 28.02.2009, 2001 - 2011 tarihleri arası SSK'lı çalışmadığı günler arası için ... Tarım bağ no ile 6 yıl 5 ay 10 gün Tarım Bağ-Kurlu iken, davalı Kurumun yeni bir uygulama ile 2008 yılından itibaren SSK statüsündeki günler de dahil bugüne kadar Tarım Bağ-Kurlu kabul edildiği, neden olarak 2008 yılından itibaren SSK'lı çalıştığı günler de bile ziraat odası kaydı nedeniyle Tarım Bağ-Kurlu olmak zorunda olduğu, ancak muafiyet belgesi alındığında, Tarım Bağ-Kur'luluğunu durdurabilecekleri, her ne kadar davacının 2009 yılında aldığı muafiyet belgesi var ise de Kuruma 2012 yılında ibraz edilmesi nedeniyle 2009 yılındaki muafiyet belgesine göre işlem yapamayacaklarını davacıya bildirdikleri, davacının emekli dilekçesini vermeden önce Tarım Bağ günlerine ait listeyi Kurumdan alarak borçlarını ödeyip, SSK statüsüne emekli hakkını kazandığını belirtmesi üzerine, 2012 yılı Ocak ayı içinde tahsis dilekçesini verdikten sonra yeni düzenleme yaparak 02.12.2006 - 28.02.2011 tarihleri arası tüm SSK günlerini iptal ederek bu süreyi Tarım Bağ-Kurlu kabul edilmesinin MK'nın 2. maddesindeki hakkaniyet prensibine aykırı olduğu gibi sosyal devlet ilkesine de aykırı olduğu, öte yandan müvekkilinin 2009 yılında aldığı muafiyet belgesini 2009 yılında Kuruma vermiş olsa idi Kurumun bu belgeye göre tahsis dilekçesini verdiği tarihte yine emekli yapabileceğini belirttiği, eğer emekli olacak ise bu durumda 2009 yılında ziraat odasından alınan resmi muafiyet belgesinin 2012 yılında Kuruma verilmesi karşısında, davalı Kurumun işbu belgeye göre işlem yapmasının gerektiği, ayrıca yine dosyaya sunulan Yargıtay bozma ilamı göz önüne alındığında 6111 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un değişik ek 53. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekeceğinden davacıya davalı Kurumun bilahare ilave ettiği 2 yıllık primleri ödenmemiş Tarım Bağ-Kur'luluğunun iptalinin gerektiği, ayrıca yine sunulan Yargıtay kararında tahsis dilekçesinden sonra fazla verilen Tarım Bağ-Kur günleri ile ilgili olarak emekli dilekçesini verdikten sonra emekli hakkını kazanıldığının anlaşılması halinde borcu yoksa Kurumun yaşlılık aylığını bağlaması gerektiği iddiasıyla 31.01.2012 tarihine göre primleri ödenmiş ile 6 yıl 5 ay 10 gün Tarım Bağ-Kurlu günlerin yeniden değerlendirilerek verilen farklı Tarım Bağ-Kur günlerin iptali ile iptal edilen dönem ile ilgili borç olmadığının tespitine, tahsis dilekçesinin verildiği 2012 yılı Ocak tarihini takip eden 01.02.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasına ve aksi yöndeki Kurum kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yersiz ve hukuka aykırı olduğu, davacının talebi ile ilgili olarak Kurum kayıtları incelendiğinde 04.04.2011 tarih ve ... varide sayılı başvurusu ile tevkifat kesintilerinin gerçekleştiği tarih itibariyle Tarım Bağ-Kur tescili 01.06.2002 tarih ve ... bağ no ile kaydının yapıldığı, 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamı dışında kalan 01.02.2002 - 09.09.2002, 31.05.2003 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.12.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kabul edildiği 6111 sayılı Kanun uyarınca ödeme planı gönderildiği, ayrıca ... Fabrikasından istenilen cevabi yazıda 2002 - 2003 - 2004 yıllarındaki tevkifatın ... adına yapıldığı bildirildiğinden söz konusu sürelere ilişkin tarım sigortalılığının iptal edildiği ve kendi nam ve hesabına yapılan ilk tevkifat kesintisini takip eden aybaşı olan 01.06.2004 tescilinin yapıldığı, 01.06.2004 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.02.2011 tarihleri arasında 6 yıl 1 ay 12 gün hizmeti bulunduğu, muafiyet belgesine göre 28.02.2014 tarihinde tarım sigortalılığının sona erdirildiği, sosyal güvenlik hakkının temel insan halarından olup aynı zamanda bir yükümlülük olduğu, bu hakkın vazgeçilmez ve devredilmez olduğu, 2926 sayılı Kanun 2 ve 5. maddesi hükümlerinde açıkça bu hususların belirtildiği, bu Kanuna tabi sigortalılığın sona ermesinin ise aynı Kanun'un 6. maddesinde düzenlendiği, buna göre tarımsal faaliyetin sona ermesi veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi bir işte çalışmaya başlanması halinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sona ereceği, ayrıca ilgili sigortalıların koşulları taşındığında Kuruma tescil için başvurmak zorunda oldukları gibi sigortalılığın sona ermesi gerektiği durumda da Kuruma başvurarak kayıtlarını sildirmek zorunda oldukları, 2829 sayılı Kanun uyarınca hizmet sürelerinin aynı tarihlere rastlamamak koşuluyla ve aylık bağlanmasına yeterli olması halinde birleştirilebileceği, yine aynı Kanun'un 8. maddesi uyarınca birleştirme sürelerinden ilgililere son yedi yıllık hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca kendi mevzuatı uyarınca aylık bağlanıp ödeneceği, amir bu mevzuat hükümleri karşısında davacının 506 sayılı Kanun uyarınca emekli olabileceğinden hareketle son yedi yıllık dönemdeki tescilli ve gerçekleşen Tarım Bağ-Kur sigortası sürelerinin bir kısmının terkini veya gözönüne alınmaması yönündeki talebin iyi niyetle bağdaşmadığı gibi hukuka da aykırı olduğun ayrıca davacının iddia ettiğinin aksine 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesinin aksine bir işlem yapılmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; 5510 sayılı Kanun'un 6/i maddesi gereği, davacının 28.02.2009 - 28.02.2011 tarihleri arasındaki aylık net tarımsal kazancı, 07.04.2015 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporuyla net asgari ücretin altında olduğu anlaşıldığından, davacının 28.02.2009 - 28.02.2011 tarihleri arasında 4/1-b-4 sigortalısı kabul edilmemesi gerektiği, Düzköy İlçe Tarım Müdürlüğü’nün 25.09.2014 tarihli yazısından anlaşılacağı üzere, süt işletmeciliğinin 01.01.2000’den itibaren ... Mahallesinde TR ... işletme numarasıyla ... adına kayıtlı olduğu ve söz konusu işletmenin 24.02.2012’de ...’nun eşi ...’ya devredildiği bilgisinin yazılı olduğu, süt işletmesinin sahibinin davacı olması ve davacının eşi adına herhangi bir süt firması bulunmaması nedeniyle 2002, 2003 ve 2004 yıllarında yapılan prim tevkifatlarınm davacı adına yapıldığının kabulünün gerektiği, bu nedenle davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin "01.02.2002 - 09.09.2002, 11.09.2002 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.02.2009” tarihleri arasındaki 6 yıl 5 ay 10 gün şeklinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından, “01.02.2002 - 09.09.2002, 11.09.2002 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.02.2009” tarihleri arasındaki süreye ilişkin prim borçları davalı Kuruma ödendiği, Trabzon SGK İl Müdürlüğünün 18.07.2012 tarihli ve 12812856 sayılı yazısı ile Karadeniz SGM’nin 15.07.2015 tarihli yazısında, davacının “01.02.2002 - 09.09.2002, 11.09.2002 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.02.2009” devresine ilişkin prim borcu olmadığı ve 2008 yılı sonrası çalışmalarının dikkate alınmaması durumunda 4/l-a koşullarında yaşlılık aylığına hak kazandığı bilgisinin yer aldığı, dosya kapsamındaki belgeler ve bilirkişi raporlarında ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda davacının, Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin (5510 sayılı Kanun kapsamındaki 4/1 -b-4 sigortalılık süresi) 01.02.2002 - 09.09.2002, 11.09.2002 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.02.2009 tarihleri arası olacak şekilde belirlenip, bu süreler dışındaki Tarım Bağ-Kur sürelerinin iptal edilmesi ve iptal edilen sürelere ilişkin prim borçlarının silinmesi ve davacıya 01.02.2012’den itibaren 4/l-a sigortalılık statüsü koşullarında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin (5510 sayılı yasa kapsamındaki 4/1-b-4 sigortalılık süresi) 01.02.2002 - 09.09.2002, 11.09.2002 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.02.2009 tarihleri arası olacak şekilde belirlenip bu süreler dışındaki Tarım Bağ-Kur sürelerinin iptaline, iptal edilen sürelere ilişkin prim borçlarının silinmesine, davacıya 01.02.2012 tarihinden itibaren 4/1-a sigortalılık statüsü (eski adıyla SSK) koşullarında yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm aylık bağlama şartları ve kabul edilen hizmetler yönünden doğru olduğu ancak hatalı olarak davacıya 01.02.2012 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, 5510 sayılı Kanun'un 30/a maddesine göre belirtilen Kanun'un a ve b bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak kazananlara yazılı istek tarihinden sonraki ay başından itibaren aylık bağlanacağı nitekim 506 sayılı Kanun'da da benzer hüküm bulunduğu gerekçesiyle Trabzon 2. İş Mahkemesinin 04.10.2016 tarih ve 2013/307 Esas 2016/276 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b-4 (2926 SY) kapsamındaki 01.02.2002 - 09.09.2002, 11.09.2002 - 14.04.2006, 02.12.2006 - 28.02.2009 tarihleri arasındaki zorunlu tarım sigortalı sürelerinin tespitine, bu süreler dışındaki zorunlu tarım sigortalılık sürelerinin iptaline, iptal edilen sürelere ilişkin prim borçlarının silinmesine, davacıya 01.03.2012 tarihinden itibaren 4/1-a sigortalılık statüsü (506 SY) koşullarında yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacının 01.02.2012 - 29.02.2012 tarihleri arasındaki aylık talebinin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek 2002, 2003 ve 2004 yıllarında ... tarafından yapılan kesintilerin davacıya ait olmadığı, eşine ait olduğu, bu nedenle de tevkifata dayalı tescilin bu döneme ilişkin mümkün olmadığı yine 2004-2011 tarihleri arasındaki sigortalılığının terkinin mümkün olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 7/1. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki “...diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olamayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler... Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar” düzenlemesi gereği tescil ya da tevkifata dayalı olarak başlayan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devamı sürecinde devreye giren başka bir zorunlu sigortalılık nedeniyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığı sona ermektedir. Ancak, söz konusu zorunlu sigortalılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.02.2007 gün 2007/21-73-71 sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, “makul kısa süreyi” aşmıyor ise ve sonrasında tarımsal faaliyetin 2926 sayılı Kanun'un 3. maddesi anlamında devam ettiğinin anlaşılması halinde, yeniden tescil, prim ödemesi veya tevkifat aranmaksızın sigortalılığın devam ettiğinin kabulü gerekmektedir. 3.Davacının hüküm altına alınan Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışan 10.09.2002 - 30.05.2003 tarihleri arasındaki 181 günlük kısa süreli 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sürelerinin dışlanması gerekirken yazılı şekilde bu husus gözardı edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 4. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "11.09.2002" tarihi silinerek yerine "31.05.2003" tarihi yazılması; Suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/3442, K. 2024/10866, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2021-3442-e-2024-10866-k-ba8f3b9f4858