Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/346 E. 2012/12076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/346
- Karar No
- 2012/12076
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :568-495 Davacı, yurtdışı borçlanmasını ve yaşlılık aylığını iptal eden kurum işlemlerinin iptalini, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, kesin dönüş koşulunun halen gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 3201 sayılı Yasa uyarınca, yurt dışında geçen çalışma sürelerini borçlanarak 01.04.1996 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığı, kesin dönüş yapılmadığı gerekçesiyle iptal edilerek, 01.04.1996-15.01.2008 tarihleri arası dönem yönünden yersiz aylık tahakkuku yapıldığı;10.10.2008 günlü TR 4 belgesine göre 17.08.1972-31.12.2007 tarihleri arası dönemde yurtdışında çalışıldığı,işsizlik-hastalık yardımı alındığı, 08.09.2008 ve 14.10.2009 tarihli Nüfus Müdürlüğünden elde edilmiş yerleşim yeri adres bilgilerine göre, davacının halen Almanya’da ikamet ettiği ibraz edilen pasaport fotokopilerinden ise, kesin dönüş konusunda bir belirleme yapılamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin, kesin dönüş tarihi konusundaki hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Bilindiği gibi, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 3. Maddesinde yer alan, borçlanma isteminde bulunabilmek için yurda kesin dönüş yapılması gereğini öngören düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin 12.12.2002 günlü, 2000/36 E. 2002/198 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş, 29.07.2003 tarihli 4958 sayılı Yasanın 56. maddesiyle de, 3201 sayılı Yasanın 3. maddesinde bu yönde gerekli düzenleme yapılmıştır. Sıralanan hukuksal çerçeve karşısında, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının borçlanabilmeleri için yurda kesin dönüş yapma koşulu ortadan kalkmış olmakla birlikte, 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanan Türk vatandaşlarına yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, 1-Yurda kesin dönülmüş olması, 2-Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması, 3-Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması koşullarının hepsinin birlikte gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin aynı Kanunun 6. maddesi hükümleri Anayasa Mahkemesince iptal edilmemiş olup ayaktadır. Diğer taraftan, 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin (B) bendi hükümlerine göre, yurda kesin dönüş yapıp kendisine yaşlılık aylığı bağlanan sigortalı yurt dışında çalışmaya başlamış ise yaşlılık aylığı kesilir; yurda yeniden kesin dönüş yapanların aylıkları yeniden hesaplanarak ödenmeye devam olunur. Aylık bağlananlardan yurt dışına çıkanlar şayet çalışmamış iseler aylıklarının kesilemeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ne ki, yurtdışında işsizlik sigortasından yardım görenlerin fiilen çalışmışlar gibi değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin, hukuksal gerçek de, göz ardı edilmemelidir. İzah edilen hukuksal gerçekler karşısında; davacının borçlanma işleminin geçerliliğine karşın, aylık bağlanabilmesi için 6. maddenin aradığı kesin dönüş koşulunun yeniden ve usulünce (bu anlamda özellikle yurtdışı sigorta merciine ait tercümeli hizmet cetveli v.s celbedilerek) yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.