Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/22303 E. 2012/23654 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/22303
- Karar No
- 2012/23654
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :16-91 Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 10. ve 87. maddeleri uyarınca rücuan tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Davalılardan "..." un adının gerekçeli karar başlığında "..." olarak yazılmış olması isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesi (mülga 1086 sayılı HUMK’nın 459. maddesi) uyarınca mahallinde düzeltilmesi mümkündür. 2-) Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş; Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince, gelir artışlarına ilişkin kısmına yönelik red kararı verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması ve yargılama giderlerinin kabul-ret oranına göre paylaştırılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca temyiz edenin sıfatına göre düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hükmün davalılar lehine vekalet ücretine ilişkin 5.bendinin tamamının silinerek, hükümden çıkartılmasına, 6.bendinde yer alan "...red-kabul oranında 29,28 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" sözcüklerinin silinerek, yerine "kendi üzerinde bırakılmasına" şeklinde yazılmasına, 7. bendinin tamamen silinerek yerine "Davacı tarafından bozmadan önce yapılan toplam 381,50 TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.