Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/22175 E. 2012/26860 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/22175
Karar No
2012/26860
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2010/457-2012/489 Davacı, davalı şirket nezdinde pist bekçisi olarak Kasım 1995 tarihinden 2005 yılının sonuna kadar çalıştığını iddia ile aralıksız geçen çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 28.09.2000-31.12.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1893 gün çalıştığı 1893 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- )Davacı avukatının temyiz itirazları bakımından; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Davaya konu somut olayda; Mahkemece davacının 28.09.2000 tarihinden öncesi bakımından davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedildiği anlaşılmakta ise de, 01.02.1990 tarihinde kurulmuş olan davalı şirketin davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği ...Pistini kiraladığına dair 01.11.1994 tarihli 5 yıllık kira sözleşmesinin bulunduğu ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacının 2000 yılı öncesinde de bu pistte çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmış olup bu dönem bakımından yapılan araştırma davanın reddedilmesi için yeterli görülmemiştir. Mahkemece davalı şirkette dava konusu dönemin tamamında çalıştığı tespit edilebilen bordrolu tanıkların tespiti ile beyanlarının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken salt davacının karıştığı adli bir olay nedeniyle çalışmanın başlangıç tarihinin belirlenmesi isabetsiz görülmüştür. 2-)Davalılar avukatlarının temyiz itirazlarına gelince; Dosyadan, davalı şirketin savunmasında belirttiği üzere 2003 yılı sonrasında şirketin ...pistindeki faaliyetini sonlandırıp Çiğli’deki ... Pistinde faaliyet gösterdiğini belirttiği ve aynı yönde Milli Eğitim Müfettişlerinin davalı şirkete 23.01.2003 tarihinde yaptığı teftiş ile yeni yerdeki çalışmalarına dar kira sözleşmelerinin temininin istendiği anlaşılmakta olup, davacının talebine konu sürelerde davalı şirketin ...Pistindeki faaliyetlerine 23.01.2003 tarihinden sonra devam edip etmediği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalı şirketle birlikte başka şirketlerin bu pistteki eğitim faaliyetlerini sürdürüp sürdürmediği, sürdürmüş ise davacının hangi şirket nezdinde çalışmalarının olduğu ve davalı şirket bünyesinde bekçilik işinde devam edip etmediği hususlarında yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görülmemiştir. Bu tür davalarda, davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın davacıya aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkâr edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa usulünce giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul dilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ... Sürücü Özel Eğitim Teşebbüsleri Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/22175, K. 2012/26860, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-22175-e-2012-26860-k-877f340fdb60