Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/22766 E. 2012/27304 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/22766
- Karar No
- 2012/27304
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2009/131-2012/401 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, davacının davalı nezdinde geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacının davalı yanında çalıştığına dair delil bulunmadığı, trafik bilirkişi raporundan, çalışma saatlerinin net kanıtlanamadığı, söz konusu aracın davacıya ait olup olmadığının dosyadan anlaşılamadığı, çalışmanın dosya kapsamından tespitinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; iş bu karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller gereğince, mahkemenin kararının doğru olmadığı, davanın reddinin aksine, dosyadaki delillerin, davacının iddiasının ciddiliği konusunda kanaat uyandırdığı, ancak, sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymadığı görülmüştür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında yapılması gereken iş, davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, davacı tarafça davalı yanında çalışıldığının iddia edilmesi, söz konusu aracın malikinin davalı şirket olduğunun dosyadan anlaşılması, davacı tarafından dosyaya sunulan takograf kayıtlarının davalı işveren tarafından inkar edilmemesi karşısında, davacı hakkında davalı adına kayıtlı bu aracı kullanırken kesilmiş trafik cezasının olup olmadığı, araştırılmalı, davalı şirketin yetkili temsilcisi duruşmaya isticvap davetiyesi ile çağrılıp, davacının iddiaları ile, dosyaya sunulan takograf kayıtları bu kişiye sorulmalı, davacının bildirdiği tanıklarla yetinilmeyip, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının çalıştığını gösterir sair deliller tespit edilip toplanmalı, toplanan deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.