Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/22118 E. 2012/21950 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/22118
- Karar No
- 2012/21950
- Karar Tarihi
... adına Av. ... ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ... arasındaki dava hakkında İzmir 6. İş Mahkemesinden verilen 04.04.2012 gün ve 271/164 sayılı hükmün, Dairemizin 12.06.2012 gün ve 10478/11257 sayılı ilamı ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Bozma sonrası, Mahkemenin verdiği 17.10.2012 gün ve 348/509 sayılı karar ile önceki kararında 6100 sayılı HMK’nın 373/(5). Maddesi uyarınca direndiği anlaşılmış olmakla ve Direnme üzerine yapılacak işlemlerin neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 373’ncü maddesinin (5). fıkrasında; “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (6) fıkrasında da; “(6) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur.” şeklinde ifade edilmiş olmakla birlikte 5 Temmuz 2012 gün ve 28344 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 40. maddesi ile 5521 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2’nci maddedeki;“ Bölge adliye mahkemelerinin, 5235 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtayın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletir.” şeklindeki düzenleme karşısında, direnme kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı Kurum avukatınca talep edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Dava, 01.10.2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacıya, 14.11.2011 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiği, hükmün Dairemizce; davacının, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediği gerekçesiyle Kurum’un aylık talebinin reddine dayanak yapılan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan, davacının çalışma gücü kaybı oranının belirlenmesi istenilerek, çalışma gücü kaybı oranının %60 ve üzerinde olduğunun belirtilmesi durumunda, 5510 sayılı Yasanın 25 ila 27. maddelerindeki, diğer yasal şartların yanında, çalışma gücünü %60 oranında kaybedenlere maluliyet aylığı bağlanabileceğine ilişkin düzenleme gözetilerek, 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.11.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazanacağı, ancak, 14.11.2011 tarihinden itibaren maluliyet aylığına ilişkin kararın davacı tarafından temyiz edilmediği gözetilerek şimdiki gibi karar verilmesi gerektiği; SSYSK tarafından, çalışma gücü kaybı oranının %60’ın altında belirtilmesi durumunda ise; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak rapor ile, çalışma gücü kaybı oranının başlangıcı da açıklatılarak, SSYSK ile çalışma gücünün %76 oranında kaybedildiğine ilişkin 14.11.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, davacının, çalışma gücünü 14.11.2011 tarihi öncesinde %60 oranında veya daha fazla oranda kaybettiğinin anlaşılması durumunda ise, bu durumun ilk defa belirlendiği 14.11.2011 tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu belirgin bulunmakla, bozma ilamı gerekçesindeki açıklamalar gözetildiğinde, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden talebin on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna iletilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı sebepten ötürü Yargıtay incelemesine konu olan karar, eski hükümde direnmeye ilişkin olup, direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.