Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/16247 E. 2012/14093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/16247
Karar No
2012/14093
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :176-255 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 18.03.2009 günlü karar Dairemizin 24.01.2011 tarih ve 2009/10992 Esas 2011/647 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, yerel mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/10-752 Esas, 2012/69 karar sayılı ilamı ile yerel mahkemenin hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğine ilişkin direnme kararı uygun bulunup davalı taraf vekillerinin sigortalılık sürelerinin karar altına alınmasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için kararın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun’un 79’uncu maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Somut olayda, yerel mahkemenin, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olmayıp hizmet sözleşmesi olduğu yönündeki kabulü yerindedir. Ancak, yapılan araştırma hüküm vermeye elverişli değildir. Davacının çalışması, genel tanık ifadeleri esas alınarak kabul edilmiş ise de çalışmaların geçtiği iş yeri bir Kamu kuruluşuna aittir ve Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. 4857 sayılı İş Kanunun 13. maddesinde yer alan “işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir.” Ayrıca; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63.maddesi (1475 sayılı Kanun’un 61.maddesi) gereğince 7.5 saatlik çalışma süreleri bir gün kabul edildiği hükmü de gözetildiğinde işyerindeki çalışmanın kısmi süreli çalışma olup olmadığı irdelenmelidir. Mahkemece yapılacak iş, davacının çalışmasının geçtiği iş yeri Kamu kuruluşuna ait olup ve Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğu dikkate alınarak, çalışma şekli davacı yönünden somutlaştırılarak, hangi tarihte işe başladığı, aralıksız olup olmadığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, tam veya kısmi süreli olup olmadığı, davacıya ait davalı kurum yanındaki tüm ücret bordroları, dönem bordroları ve kayıtlar ile diğer sigorta sicil dosyalarının tamamı getirtilmeli, dönem bordrolarından resen seçilecek tanıklar ile çalışma sürelerinde davalı işyerinde idareci konumunda bulunanlar re'sen belirlenerek tanık olarak beyanları alınmalı, çalışma süreleri 506 sayılı Yasanın 77,78. maddeleri dikkate alınarak net olarak belirlenmelidir. Mahkemece, bu maddî ve hukukî olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan TRT Kurumu Gen. Müd.'ne iadesine, 05.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/16247, K. 2012/14093, T. 05.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-16247-e-2012-14093-k-2c77469959f4