Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/13874 E. 2012/14393 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/13874
- Karar No
- 2012/14393
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :437-187 Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri gereğince davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Davalı avukatının temyizi incelendiğinde; Davacı tarafından açılan davada 10.725,00 TL kurum zararının yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda 562.62 TL kurum zararının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; 28.03.2012 günlü karar davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir. 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690,00 YTL olarak değiştirmiştir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi delaleti ile 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir. Somut olayda, yerel mahkemece kabulüne karar verilen karar verilen alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması kabul edilen miktar itibariyle mümkün değildir. Hal böyle olunca, davalı vekilinin bu dosyadaki talepleri yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2-Davacı Kurum avukatının açısından ise; Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.