Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2010/16524 E. 2012/14023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/16524
- Karar No
- 2012/14023
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1153-487 Davacı, ihale ile alınan davaya konu iş nedeniyle, eksik işçilik bildirilmediğinden, Kurum’a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, tarafların avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. A-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup; dava dilekçesinde, Kurum’un çıkardığı 44.415,38 TL prim aslı ve bunun gecikme zammı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, davacının, eksik işçilik nedeniyle 183,93 TL prim aslı ve 635,56 TL gecikme zammı toplamı 819,56 TL için borçlu olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; 17.09.2010 günlü karar tarafların Avukatlarınca temyiz edilmiştir. 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1430,00 TL olarak değiştirmiştir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamının gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gözetilerek, HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir. Somut olayda, yerel mahkemece, hüküm altına alınan miktar gözetildiğinde, reddine karar verilmiş olan 819,56 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir. Hal böyle olunca, davacı vekilinin temyiz itirazının, reddine karar verilen miktar itibariyle, davacı yönünden hükmün kesinliği nedeniyle REDDİNE; B-) Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları yönünden; Davaya konu iş “Muhtelif Radar Mevzileri Restorasyon İşleri” olarak ihale edilmiş ise de; işin ayrı ayrı yerlerdeki radar istasyonlarında, kesintisiz güç kaynağı montajı, klima havalandırma santral tesisi, su arıtılması, tel çit yapımı, tel örgü işleri, betonarme karkas inşaatı, betonarme ihata duvar inşaatı, paratoner tesisatı işi, bina elektrik tesisatı vb. işleri kapsayıp, restorasyon içermediği gözetildiğinde; Mahkemenin de, işin, restorasyon işi olmadığına ilişkin kabulü yerinde görülmüştür. Mahkemece, aynı ihale ile, farklı yerlerdeki benzer işlerin yaptırıldığı gözetilerek, hakedişler ile, her bir yere ve yapılan işlere göre, yapılan işler kendi içinde değerlendirilip, öncelikle, Kurum komisyonundan ihale konusu işlere göre işçilik oranı ve gerekli işçilik miktarlarının belirlenmesi istenilmeli; Kurum’un belirleyeceği işçilik oranı ve asgari işçilik miktarına davacının itirazı durumunda, yukarıda belirtilen esaslar gözetilerek işçilik oranı ve asgari işçilik miktarı bilirkişiye hesaplatılmalıdır. Yine, Kurum müfettişi tarafından incelenmeyip, davacı tarafından sonradan sunulan faturaların, davacı ile faturayı düzenleyenlerin defter-belgelerinde kayıtlı olup-olmadığı da incelenerek, davaya konu işle ilgili olup-olmadığının araştırılıp, belirlenmesi gerekir. Kabule göre de; malzemeli işçilik ödemesi olarak esas alınan 02.09.2000 tarihli 789,00 TL’lik faturanın KDV’ye ilişkin kısmının da hesaplamada gözetilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur. Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.