Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2010/15891 E. 2012/22547 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/15891
Karar No
2012/22547
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2010/396-2010/462 Davacı, 28... 04.. plakalı aracın kendisine ait olduğunun tespiti ile araç üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olayda; dava dışı ...'un davalı Kuruma olan borcu nedeniyle, trafik tescil kayıtlarından 28..04.. plakalı aracın ... adına kayıtlı bulunduğunun bildirilmesi üzerine, 11.05.2010 tarihli haciz bildirisi ile araç üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davaya konu aracı Giresun 2. Noterliğinin 15.01.2009 tarihli araç satış sözleşmesi ile kayıt maliki dava dışı ... tarafından davacı ...’a satışının yapıldığı anlaşılmakta ise de; davacının aracın trafikte devrini üzerine almadığı anlaşılmaktadır.Satış tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Yasanın 20/e maddesine göre, tescilli araçları satın veya devir alanlar, gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili tescil kuruluşundan bir ay içinde adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar. Davaya konu araç haciz işleminin yapıldığı tarihte trafikte davacı adına kayıtlı değildir. Kurum, borçlu adına olan kayda dayanarak haciz işlemi yapmıştır. Kurumun trafik kaydına dayanarak haciz işlemini yapması olağan olup, hacizden önce aracın trafik kaydında adı yazılı kişiden başkasına ait olduğu konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü kılınması mümkün değildir. Bu nedenle, davanın açılmasında davalı Kurumun kusurunun bulunmadığı, bir başka deyişle davaya sebep olmadığı kabul edilerek, vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Hüküm fıkrasının ; 1- (4) nolu bendinin silinerek yerine "Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına"cümlesinin yazılmasına; 2- Davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilen (5) nolu bendin tamamen silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/15891, K. 2012/22547, T. 20.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2010-15891-e-2012-22547-k-706af1ee02bc