Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/975 E. 2026/3230 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/975
Karar No
2026/3230
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3039 E., 2025/1908 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY GEREKÇESİ 22.11.2024 tarihli Arama, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağına göre; 20.11.2024 günü ... (...)'dan .... Havalimanına gelen ... sefer sayılı uçakta 43K numaralı koltukta yolculuk yapan şahıstan şüphe duyulması üzerine kabin ve üst aramalarının yapılacağı A2 körüğünde yapılan aramada sanığın karın bölgesinde olağan dışı şişlik fark edilmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek alınan talimata istinaden Hastaneye gidilerek doğal yollardan 94 adet uyuşturucu madde içeren kapsül vücudundan çıkarılmış; yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 188/1,4 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Olay tutanağı ile dosyadaki diğer belgeler incelendiğinde; gümrük muhafaza memurları tarafından yapılan tespit ve takibi müteakiben, yurt dışından uçakla getirilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, böylece görevlilerin müdahalesiyle sanığın uyuşturucu maddeleri ülkeye sokmasına engel olunduğu, dolayısıyla sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır. İthal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması” (...’ten aktaran: ..., Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, ... 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulmuş sayılması için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmiş olması gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis yada gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir. Doktrinde de yukarıda açıklanan görüşü destekleyen çok sayıda yazar bulunmaktadır. Örneğin ..., “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (..., Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve ..., ..., 2020, s. 192). ...’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. ... … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (...-..., Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, ...1999, s. 3609-3610). Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmi birinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçaklığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, ... teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Somut olayda, Türkiye’ye giriş havalimanından gerçekleştirilmiş olmakla birlikte; sanığın midesinde bulunan uyuşturucu maddenin, ülkeye giriş işlemlerinden önce tespit edilmiş olması nedeniyle, sanığın işlediği suç, teşebbüs hükümlerinin uygulanması bakımından gümrük kapılarında işlenen suçlarla benzerlik arz etmektedir. Dolayısıyla sanık uyuşturucu maddeyi midesinde taşıyarak Türkiye’ye getirmiş ise de, uyuşturucu madde gümrük muhafaza görevlileri tarafından ülkeye giriş ânında tespit edilip, sanık hastaneye götürülerek tıbbi işlemler yoluyla vücudundan çıkarılmak suretiyle ele geçirildiğinden, sanığın ülkeye giriş yaptıktan sonra uyuşturucu madde üzerinde hâkimiyet sağlaması ve vücudunda taşıdığı uyuşturucu maddeyi Türkiye sınırları içinde satış, satışa arz etme ve başkalarına verme gibi tasarruflarda bulunması önlenmiştir. Nitekim, sanık beyanında, yakalanmasaydı havalimanında kendisini karşılayacak kişiyle birlikte otele gidip kapsülleri vücudundan çıkardıktan sonra ona teslim edeceğini beyan etmiştir. Bu suretle sanığın fiili olarak uyuşturucu maddeyi ülkeye sokmasına engel olunduğundan, sanığın elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ithal etme suçu, elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı kanunun 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 23.03.2026

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/975, K. 2026/3230, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-975-e-2026-3230-k-8194e0d3c78e