Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/5813 E. 2026/5777 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5813
- Karar No
- 2026/5777
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/399 E., 2026/395 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeter delil olmadığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Eksik inceleme üzerine karar verildiğine, 4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, 5. Teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 /1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişikliklerde gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; Türk Ceza Kanununun 62. maddesinde takdiri indirim nedenlerinin düzenlendiği ve TCK'nın 62/2 bendinde takdiri indirim nedenleri tahdidi olarak "failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri" şeklinde sayılarak takdiri indirim nedenlerinin kararda gösterileceği düzenlenmiştir. Mevcut dava dosyası kapsamında ise; takdiri indirim hükmünün tatbik edilmemesine dayanak olarak istinaf incelemesine konu kararın gerekçe bölümünde belirtilen "cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası uslandırıcı etkisi" şeklindeki gerekçenin yasal dayanağının bulunmaması, ayrıca sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesi olarak kısa kararda dosya kapsamında uygun olmayacak şekilde sanığın tekerrüre esas sabıkalı geçmişinin bulunmasından bahsedilmesi, böylelikle de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki ortaya çıkarılması, Kabule göre ise: Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı tarih ve sürelerin CMK'nın 232/2-d maddesinde öngörülen şekilde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, suç tarihi itibariyle TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca bir gün karşılığı adli para cezası miktarının alt sınırı 100,00 TL olmasına rağmen, mahkemesince 20,00 TL üzerinden hesaplanarak eksik cezaya hükmedilmesi;'' ilişkin Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.07.2025 tarihli, 2025/2988 Esas ve 2025/2047 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2026 tarih, 2025/532 Esas, 2026/1 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.02.2026 tarih, 2026/399 Esas ve 2026/395 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.