Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/4454 E. 2026/6428 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4454
- Karar No
- 2026/6428
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/446 E., 2026/50 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 10.01.2023, 13.02.2023 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 5. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 7. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinde yer alan indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, 8. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, eksiksiz inceleme ile karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a ve 62. maddelerinin uygulanmasına ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığın 10.01.2023 tarihli eylemi sabit ise de; 13.02.2023 tarihinde ikametinde ölü bulunan ............ sanığın sentetik madde verdiğini ikrar etmesine rağmen Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 09.05.2023 tarihli raporuna göre; ....... ....... ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana geldiği, kan, idrar, burun sürüntüsü, kapalı karaciğer ve göz içi sıvısında uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın ....... uyuşturucu madde verdiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.