Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1705 E. 2026/3288 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1705
Karar No
2026/3288
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3299 E., 2025/2225 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun eleştirili esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kolluk tarafından adli soruşturma yürütülmesi hukuka aykırı olup, elde edilen tüm delillerinde hukuka aykırı olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, 2. Lehe deliller toplanmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlıktan yararlanma imkanının ortadan kaldırıldığına, 3. Hukuka aykırı şekilde yapılan aramanın hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Ele geçirilen maddenin çeşidi, miktarı, kullanım sınırı ve kanda uyuşturucu tespit edilmemesi hususlarının somut olayda maddi gerçekle doğrudan bir ilişkisi bulunmadığına, 5. Uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçiminin şehirlerarası yolculuk olgusu içerisinde değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 6. Kolluk görevlilerinin bağımsız tanık olarak kabul edilmesi ile beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, 7. Suçun manevi unsuru oluşmadığı gibi, delil yetersizliği karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesinin de gözetilmediğine, 8. Gerekçeli karar ile kısa kararı imzalayan zabıt katiplerinin farklı olması nedeniyle verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir.

III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği, sanık ya da müdafii tarafından suç duyurusunda bulunulması ve suç duyurusunda bulunulan şahıs hakkında dava açılıp mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi hükümlerinin uygulanması yönünden yargılamanın yenilenmesinin mümkün olduğu, hükmün verilmesine ve içeriğine hukuken bir katkısı aranmayan, gerekçeli kararın yazılmasında da tek başına herhangi bir sorumluluğu bulunmayan zabıt katibinin kısa karara ilişkin tutanağı düzenleyenden farklı bir kişi olmasının ceza usul hukukuna aykırı bir durumu teşkil etmediği gibi, kararın güvenilirliliğinde de herhangi bir eksiklik meydana getirmediği anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/1705, K. 2026/3288, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-1705-e-2026-3288-k-0034de3c8b7b