Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1509 E. 2026/5449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1509
- Karar No
- 2026/5449
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2912 E., 2025/2838 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın yeterli gerekçe içermediğine, 2. Eylemin sabit olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Sanığın uyuşturucu madde satın aldığı kişiler araştırılmadan ve whatsapp sohbet arşivi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanıkta ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı, satışa hazır 9 paket halinde bulunması, ele geçiriliş şekli, ele geçirildiği yer ve zaman dikkate alındığında, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden; Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın, cep telefonunun şifresini vermek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğunun tespit edilmesini sağladığı gerekçesiyle, sanık hakkında koşulları bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine dayanıldığı, eylemin sübutu ve vasfının tespiti yönünden dosyada yeterli delil bulunduğu, eksik incelemeden söz edilemeyeceği anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un
302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.