Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1284 E. 2026/3384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1284
- Karar No
- 2026/3384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3829 E., 2025/3785 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Arama işleminin bir hukuka aykırı şekilde yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğine göre; sanığın yolcu olarak bulunduğu motosikletin sepetindeki sanığa ait çanta içerisinde suça konu uyuşturucu maddelerin, hassas terazinin ve sanığa ait kredi kartı ile paranın ele geçtiği olayda; suç konusu uyuşturucu maddelerin ne şekilde ele geçirildiği yönünden kanaat oluşturacak sayıda tutanak mümzinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri, maddelerinin arama işlemi sonucu ele geçip geçmediğinin belirlenmesi, gerekirse 2559 sayılı PVSK'nın 9. maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte ''önleme araması kararı" veya 5271 sayılı CMK'nın 116,1 17... . maddelerine uygun şekilde alınmış ''adli arama kararı" ya da ''yazılı arama emri" bulunup bulunmadığı da araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması, 2. 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesinde duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayıt altına alınabilmesi olanağının bulunması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince sanığın esas hakkındaki savunmasının alınıp, mütalaaya karşı diyeceklerinin ve son sözünün sorulduğu 21.10.2025 tarihli oturumdaki işlemlerin teknik araçlarla kayıt altına alındığı, kayda alınan bu ses ve görüntü kayıtlarının bilirkişi vasıtası ile çözümün yapılarak dosyaya sunulacağının belirtildiği ancak bu yönde bir tutanağın dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu "mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi" imzalı tutanağın dosya içerisinde denetime elverişli şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.