Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1241 E. 2026/3559 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1241
- Karar No
- 2026/3559
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3130 E., 2025/2192 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin sabit olmadığına, sanığın suç eşyası ile ilgisinin olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Araçta bulunan diğer eşya sahiplerinin beyanı alınmadan, taşıma işlemine ilişkin kamera kayıtları araştırılmadan, eksik araştırma ile karar verildiğine,
3. HTS araştırması yapılan telefon hattının sanığa ait olmadığına, belirtilen adreslerle sanığın ve ailesinin ilgisinin bulunmadığına, sanığa ait telefon hattı ile iddia konusu telefon hattının baz kayıtları karşılaştırılmadan, eksik araştırma ile karar verildiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Ele geçirilen suç konusu metamfetaminin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ve 61. maddesinde yer alan ölçütlere göre, temel hapis cezasının, alt sınır aşılarak belirlenmesi yerinde ise de, üst sınıra yaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada yer alan delillerin eylemin sübutu ve vasfının tespiti için yeterli olduğu, eksik araştırmadan söz edilemeyeceği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.