Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/6871 E. 2023/11644 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6871
- Karar No
- 2023/11644
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 13.09.2012, 29.10.2012 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve 2019/128 Esas, 2020/322 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2022 tarihli ve 2022/5487 Esas, 2022/8395 Karar sayılı kararı ile; "5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesinde yer alan 'Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.' şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibariyle sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı gözetilerek zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl olarak değiştirildiği, sanıkla ilgili lehe aleyhe yasa tartışması yapılmasının söz konusu olduğu cihetle, bozma sonrası sanığın beyanlarının alındığı tarihte 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/425 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 4.160.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, 2. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı bulunan sanık ...'in, 13.09.2012 günü, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ... ile görüşmelerinin ardından yapılan fiziki takipte, sanığın, ... ile buluşarak şahsın aracına bindiği ve bir süre sonra indiği, ardından yapılan aramada araçta ve ...'ın üzerinde esrar ele geçirildiği, ...'ın bu şekilde uyuşturucu madde ile yakalanmasının ertesi günü sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde yakalanma olayından bahsederek "dün sorma başıma gelenleri, velhasıl kelam gümbürtüye gittik, bugün ayın 14'ü imiş, ben sana 15'inde söz verdim, benim param 15'inden önce yatmıyor ki kardeş" şeklinde beyanları ile her ikisinin arasında uyuşturucu parasının ödenmesi hususunu konuştuklarının tespit edildiği, 04.10.2012 tarihinde sanık ...'in ikametinde yapılan aramada esrar ele geçirildiği, sanık hakkında bu nedenle Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/9042 sayılı dosyası üzerinden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütüldüğü ve 18.02.2013 tarihli iddianame ile bu suçtan Afyonkarahisar Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 29.10.2012 tarihinde sanık ...'in, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ... ile görüşmelerinin ardından yapılan fiziki takipte, tanık ...'ın aracının görülmesi üzerine durdurulduğu ve araçta esrar ele geçirildiği, Olaylarda; sanık ... her ne kadar 13.09.2012 ve 29.10.2012 tarihlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisinin bulunmadığı beyan etmiş ise de, gerek 13.09.2012 gerek 29.10.2012 tarihlerinde yaptığı telefon görüşmeleri, buluşmaların fiziki takip ile tespit edilmesi, 13.09.2012 tarihli olayla ilgili olarak tanık ...'ın beyanı ve teşhisi, keza 29.10.2012 tarihli olayla ilgili olarak sanığın çelişkili savunması, fiziki takip tutanakları ve sanığın evinde yapılan aramada esrar ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın savunmasına itibar edilmemiş olup, bu bağlamda sanık ...'in zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 13.09.2012 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın 13.09.2012 tarihli suçu sabit ise de, 29.10.2012 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/425 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.