Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/22166 E. 2025/5771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/22166
Karar No
2025/5771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/340 E., 2020/254 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 30.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.10.2023 tarihli ve 2023/9338 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111046 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111046 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, Sanık hakkında evvelce 09/09/2013 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi yollamasıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2015 tarihli ve 2015/624 esas, 2015/167 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın 07/10/2015 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 08/09/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 17/06/2018 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 17.06.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2018 tarihli ve 2018/164470 Soruşturma, 2018/3126 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresi ve merciinin gösterildiği, kararın, şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2019 tarihli ve 2018/164470 Soruşturma, 2019/26988 Esas, 2019/17972 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.09.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2020/254 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/624 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 09.09.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2014 tarihli ve 2014/8538 Soruşturma, 2014/3689 Esas, 2014/2159 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/624 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile sanığın, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.10.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli ve 2020/521 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak, sanığın suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri ile basit yargılama usulü uygulanarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/624 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile, sanığın 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve kararın 07.10.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 17.06.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde işlenen ilk suç olması nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 17.06.2018 tarihli eylemini, Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 07.10.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/624 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve 2019/340 Esas, 2020/254 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "22.05.2018 tarihli eylem yönünden sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Gaziosmanpaşa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/624 Esas, 2015/167 Karar sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına, şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/22166, K. 2025/5771, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-22166-e-2025-5771-k-84c44b2f1b82