Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16006 E. 2025/719 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16006
- Karar No
- 2025/719
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/497 E., 2021/627 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 04.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/2358 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86813 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86813 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın inceleme konusu dosya haricinde 15/04/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2017 tarihli ve 2014/345 esas, 2017/262 sayılı kararının 13/07/2017 tarihinde kesinleştiği, aynı neviden suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine dosyanın 2022/871 esasına kaydedildiği; 28/06/2014 tarihli ve29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, İncelemeye konu 13/02/2018 tarihli eylemin daha önceden Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesince 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince 06/06/2017 tarihinde zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, bu eylemden dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 13.02.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2018 tarihli ve 2018/1840 Soruşturma, 2018/28 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süre ve merciinin gösterildiği, kararın, şüpheliye tebliğ edildiğine dair evrakın dosya içinde bulunmadığı, tedbirin infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2018 tarihli ve 2018/1840 Soruşturma, 2018/735 Esas, 2018/644 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli, 2019/95 Esas ve 2019/132 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve uygulanma koşulu bulunmadığı halde, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 29.03.2019 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın 31.07.2020 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlediği eylem nedeniyle Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/60 Esas, 2021/398 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, yargılamaya devam olunarak Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.10.2021 tarihli ve 2021/497 Esas, 2021/627 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli, 2014/345 Esas ve 2017/262 Karar sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 15.04.2013 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2013 tarihli ve 2013/516 Soruşturma, 2013/338 Esas, 2013/168 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli, 2014/345 Esas ve 2017/262 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 13.07.2017 tarihinde kesinleştirildiği, ihbar üzerine dosyasının derdest olduğu, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli, 2014/345 Esas ve 2017/262 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13.07.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 13.02.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 13.02.2018 tarihli eylemini, Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 13.07.2017 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5 maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/345 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. G. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/497 Esas, 2021/627 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Sungurlu Ceza Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli, 2014/345 Esas ve 2017/262 Karar sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.